Lord Of The Dark
01-19-2008, 03:16 PM
TARİHİ ÇEVRE
Ödemiş adı konusunda çeşitli görüşler ve söylentiler vardır. Bunlardan en uygun ve doğru olanı şudur:
Ödemiş adı bazı tarihsel belgelerde OTAMIŞ biçiminde yazılır. XIV., XV., XVI. yüzyıllarda burada Otamış adlı küçük bir yerleşim birimi vardı. Otamış dilimizdeki Otamak (otamak: tedavi, ilaç vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek anlamındadır. Otacı ise hekim demektir.) sözcüğü ile ilgilidir. Ödemiş adı Ötemiş sözcüğünün biçim değiştirmiş durumudur. Ötemiş, Teke Türkmenlerine bağlı bir oymağın adıdır. Şu halde Ödemiş adı "ÖTEMİŞ" Türkmen oymağından gelmektedir diyebiliriz.
Ödemiş ovasının yerleşim tarihi, Yeni Taş dönemindeki İ.Ö. 6000'de başlar. Bunu Kalkolitik (Madentaş) çağı izler. Bu çağda en eski yerleşmeleri ovadaki höyükler oluşturmaktadır.
Höyükler: Plavtepe (Emirli), Mezartepe (Ertuğrul), Tepetarla (Ödemiş), Karakova (Karakova), Köşkkuyusu (Yusufdere), Maltepe (Kayaköy) Çukurçeşme Tepesi (Seyrekli).
Tümülüsler: Kerimbey Tepesi (Yolüstü), Kumtepe (Emirli-Ovakent), Yılancık Dağı, Odaşetepesi, Kültepe (Kurucuova), Osmantepe (Ertuğrul), Hüroğlu Tepesi (Yusufdere), Boğalılar Tepesi (Ortaköy), Maşattepe (Kaymakçı), Veli Tepesi (Gerçekli), Tümsek Harman Yeri (Konaklı).
Kaya Mezarları: Ertuğrul, türkönü, Keçililer, Hamamköy, Konaklı, Üzümlü, Ortaköy, Çaylı, Kaymakçı beldelerinde bulunmaktadır.
Tarihi Sitler: Hypaipa (Günlüce), Dios Hieron (Birgi), Digda (Ovakent), Potamia (Bademli), Ayasurat (Türkönü), Torrhebia (Gölcük), Mesotmolos (Bozdağ), Bazdegümi (Yolüstü), Medeksis (Ortaköy), Adagüme (Konaklı), Bükürgüme (Bademli).
Kaleler: Helenistlik dönemden kalma Kızılcaavlu, Kayaköy. Bizans zamanından kalma Yılanlı, Balabanlı, Bademli, Birgi, Günlüce.
Tarihi Anıtlar: İlkkurşun Anıtı, Gökçen Efe AnıtMezarı, Mendegüme Anıtmezarı.
Aydınoğulları Beyliği'ne başkentlik yapmış olan Birgi ise Ödemiş'e bağlı bir beldedir.
KÜLTÜREL ÇEVRE
Halk Oyunları: Ödemiş Zeybeği, Harmandalı, Kocaarap, İki parmak Zeybeği, Bakırlı, Çakıcı Zeybeği, Yandım Ayşe Kadın gibi kadın ve erkek oyunları oynanır.
Türküler: Kamalı Zeybek, Gökçen Efe, Ödemiş'in İçinde, İnce Mehmed, Çakıcı Efe, Ödemiş Kavakları, Osman Zeybek, Bakırlı Efe, Ödemiş Koşması, Cezayir Türküsü, Eminem, Fatmam, Arap Kızı ve Uzun Kavaklar gibi Ödemiş türküleri vardır ve hepsi anonimdir.
El işleri: İğne Oyası, Dantel Oyası, Mekik Oyası, Boncuk Oyası, Kanaviçe ve Tel işleridir. Yünden yapılan dokumalar ise Heybe, Çul, Kolan, Namazla, Çuval ve Sofra Mendilidir. İpekli Dokumalar İpek Mendil, Peştemal ve Pembezar bunlardan başlıcalarıdır. Yöre halkının yaptığı el işleri ise her cumartesi Kadın El Sanatları Pazarı'nda sergilenir.
Yerel giysiler: Önceleri eski Türkmen giysisi olan üçetek kullanılırdı. Sonradan kırsal alanda don, uçkur, işlik, gömlek, sürtike, şal kuşak, başlık gibi bölümleri olan giysiler giyilirdi. Daha sonraları ise entari ve ipekçanlı zar moda oldu. Günümüzde modern giysiler giyilmektedir. Eski erkek giysilerinin belirgin yönü Zeybek giysileridir. Zeybek giysisi gömlek, işlik, kısa çuha don, mintan, dokuma kuşak, cepken, camedan salihlik, kepmen gibi bölümlerden oluşuyordu.
Düğünler: Önde kız beğenilir, kız istemeye gidilir ve söz alınır. Sonra erkek evi ile kız evi bir araya gelerek söz kesilir, şerbet içilir, kız evi Bellilik gönderir. Sonra erkek evi kız evine Çanak Gezmesi yapar. Daha sonra Büyük Nişan yapılır. Ardından kızın kafa kağıdı istenir. Erkek evine bayrak asılarak okuyucu çıkarılır. Düğün kurulur. Kız evi Baş yüvmesi ve Kına Gecesi düzenler. Gelin almaya gidilerek, gelin oğlan evine getirilir. Düğünden sonraki günlerde gelin damat ve yakınları kız evine Ardca denilen yemeğe çağrılır. Erkek evi ise Döne denilen yemek verir.
Ödemişe Özgü yemekler: Ödemiş Kebabı, Töngül Pidesi, Keşkek, Ekmek Dolması, Yağlı Sulu Akıtma, Kestirme Çorbası, Höşmerim, Heybeli Çorba, Yağlı Ekmek, Sinkonta, Isırgan Avukması, Dibile, Kabakaşı Tatlısı, Kalburbastı gibi yemek ve tatlıları vardır.
Ödemiş Milli Fuarı: Her yıl Ödemiş'in kurtuluş etkinlikleriyle birlikte 3-13 Eylül tarihleri arasında Ödemiş Milli Fuarı düzenlenir. Fuarda yerel sanayi ürünleri ve çeşitli meslek dallarında tanıtım yapılıp standlar kurulur. Ayrıca Lunapark alanı da halkın eğlenceli bir fuar ortamını gezip görmesi sağlar.
Ödemiş Müzesi: 1987 yılında hizmete giren müzede 10.000'in üzerinde arkeolojik ve etnografik eski eser bulunmaktadır. Müze idari bölümleri teşhir salonu, kütüphane, sergi salonu, eser depoları, fotoğrafhane, atölye ve laboratuar gibi ünitelerden oluşmaktadır. 715 m² genişliğinde olan teşhir salonu, arkeolojik ve etnoğrafik olmak üzere iki bölüm halinde tanzim olunmuş, mahalli eserler için ayrı bir köşe açılmıştır.
ÖDEMİŞ RESİMLER
http://www.izmir.gen.tr/images/html/ilceler/odemis.jpg
http://tarihikentlerbirligi.org/images/birgi/odemis%20031.jpg
http://tarihikentlerbirligi.org/images/birgi/odemis%20032.jpg
ÖDEMİŞ KÖFTESİ
http://www.gizlicennetler.com/mekan/izmirgolcuk22.JPG
http://www.kenthaber.com/Photos/Iller/izmir/odemis2.jpg
MERKEZİ YERİ
http://www.geocities.com/recepcalik/harita.gif
ÜNLÜLER
MEHMET ŞÜKRÜ SARACOĞLU
Mehmet Şükrü Saracoğlu, siyaset ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin beşinci Başbakanı. 1887 yılında Ödemiş’te doğdu. Mülkiye Mektebi’ni (1909) bitirdikten sonra İzmir liselerinde öğretmenlik yaptı. Birinci Dünya Savaşı yılarında Cenevre Siyasal Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. İkinci dönem çalışmalarına başlayan T.B.M.M.’ye, İzmir milletvekili olarak katılan Mehmet Şükrü Bey, Fethi Okyar hükümetinde Milli Eğitim Bakanı (1924-1925) oldu.
1926’da da Türk ve Yunan halklarının değiştirilmesi amacıyla kurulan Muhtelit Mübadele Komisyonuna Türk delegasyonu olarak seçildi. Dördüncü ve Beşinci İnönü hükümetlerinde Maliye Bakanlığına (1927-1930) getirilen Şükrü Bey, henüz kalkınma programının oluşturulamadığı bu dönemde, Türk ekonomisinin ancak köyden başlatılacak reform çalışmalarıyla kalkınabileceğini ileri sürdü. Bunun yanı sıra memur sınıfının sorunlarına eğilerek personel ve emeklilik kanunlarını yürürlüğe koydu. İktisadi alanda yaptığı işlerden biri de, yabancı bankaların elinde iç ve dış ticaret mevsimlerine göre düşürülen, Türk parasının değerinin korunmasını sağlamasıydı. Bu amaçla Merkez Bankasını kurdu (1930). Aynı yıl sağlığı nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalınca, Türkiye’nin iktisadi sorunları üstüne inceleme ve araştırma yapmak üzere A.B.D.’ye gönderildi (1931). Dönüşünde Türk Pamuk Sanayii’nin temellerini atan bir rapor hazırladı. 1932’de Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarıyla ilgili sorunları çözümlemek üzere Paris’te yapılan görüşmelerde Türkiye’yi temsil etti ve 1933 antlaşmasını imzaladı.
Adalet Bakanlığı (1933-1939) yıllarında, Yargıç ve Avukatlar Kanunu’nu, Suçüstü, İcra-İflas Kanunları’nı yürürlüğe koyması, iş esasına dayanan cezaevleri kuruluş yasalarını uygulamaya sokarak, bu amaca dayalı İmralı cezaevini kurması önemli girişimleri arasındaydı. Saraçoğlu’nun en önemli görevi, İkinci Bayar hükümetinde (1938-1939) ve Saydam Hükümetlerinde (1939-1942) Dışişleri Bakanlığı oldu. 1942’de hükümeti kurmakla görevlendirildikten sonra da (1942-1946) zaman zaman Dışişleri Bakanlığını üzerine almak zorunda kaldı.
1940’ta İngiliz ve Fransız’ların, Türkiye’yi İtalya’ya karşı savaşa sokma isteklerini reddetti. 1948’de T.B.M.M. başkanlığına seçilen Saraçoğlu 1950’den sonra siyasi hayattan çekildi. 1953 yılında İstanbul’da öldü.
CEREN ÜSTÜN
Hentbolumuzdan ilk portremiz Ceren Üstün...
Ceren Üstün, bayan hentbolünün belki de en önemli isimlerinden biri. A Milli Bayan Hentbol Takımı’nın kaptanlığını halen sürdüren başarılı oyuncu, yıllara adeta meydan okuyor.
1983 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Ödemiş Ortaokulu’nda spor yaşamına başlayan Üstün, o yıllarda televizyonda yayınlanan ‘Altın Kız’ dizisinden etkilenerek sporcu olmaya karar vermiş.
Lise ikinci sınıfta Yıldız Milli Takım ile tanışan başarılı hentbolcü, 200’ün üzerinde milli formayı giyerek bu dalda bir rekora da imza atmış.
Futbolda 100 kez milli olmak çok büyük bir başarı. Bir futbolcu 200 kez milli olsa gazetelerde kaç sayfa yer alır acaba?
Ödemiş adı konusunda çeşitli görüşler ve söylentiler vardır. Bunlardan en uygun ve doğru olanı şudur:
Ödemiş adı bazı tarihsel belgelerde OTAMIŞ biçiminde yazılır. XIV., XV., XVI. yüzyıllarda burada Otamış adlı küçük bir yerleşim birimi vardı. Otamış dilimizdeki Otamak (otamak: tedavi, ilaç vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek anlamındadır. Otacı ise hekim demektir.) sözcüğü ile ilgilidir. Ödemiş adı Ötemiş sözcüğünün biçim değiştirmiş durumudur. Ötemiş, Teke Türkmenlerine bağlı bir oymağın adıdır. Şu halde Ödemiş adı "ÖTEMİŞ" Türkmen oymağından gelmektedir diyebiliriz.
Ödemiş ovasının yerleşim tarihi, Yeni Taş dönemindeki İ.Ö. 6000'de başlar. Bunu Kalkolitik (Madentaş) çağı izler. Bu çağda en eski yerleşmeleri ovadaki höyükler oluşturmaktadır.
Höyükler: Plavtepe (Emirli), Mezartepe (Ertuğrul), Tepetarla (Ödemiş), Karakova (Karakova), Köşkkuyusu (Yusufdere), Maltepe (Kayaköy) Çukurçeşme Tepesi (Seyrekli).
Tümülüsler: Kerimbey Tepesi (Yolüstü), Kumtepe (Emirli-Ovakent), Yılancık Dağı, Odaşetepesi, Kültepe (Kurucuova), Osmantepe (Ertuğrul), Hüroğlu Tepesi (Yusufdere), Boğalılar Tepesi (Ortaköy), Maşattepe (Kaymakçı), Veli Tepesi (Gerçekli), Tümsek Harman Yeri (Konaklı).
Kaya Mezarları: Ertuğrul, türkönü, Keçililer, Hamamköy, Konaklı, Üzümlü, Ortaköy, Çaylı, Kaymakçı beldelerinde bulunmaktadır.
Tarihi Sitler: Hypaipa (Günlüce), Dios Hieron (Birgi), Digda (Ovakent), Potamia (Bademli), Ayasurat (Türkönü), Torrhebia (Gölcük), Mesotmolos (Bozdağ), Bazdegümi (Yolüstü), Medeksis (Ortaköy), Adagüme (Konaklı), Bükürgüme (Bademli).
Kaleler: Helenistlik dönemden kalma Kızılcaavlu, Kayaköy. Bizans zamanından kalma Yılanlı, Balabanlı, Bademli, Birgi, Günlüce.
Tarihi Anıtlar: İlkkurşun Anıtı, Gökçen Efe AnıtMezarı, Mendegüme Anıtmezarı.
Aydınoğulları Beyliği'ne başkentlik yapmış olan Birgi ise Ödemiş'e bağlı bir beldedir.
KÜLTÜREL ÇEVRE
Halk Oyunları: Ödemiş Zeybeği, Harmandalı, Kocaarap, İki parmak Zeybeği, Bakırlı, Çakıcı Zeybeği, Yandım Ayşe Kadın gibi kadın ve erkek oyunları oynanır.
Türküler: Kamalı Zeybek, Gökçen Efe, Ödemiş'in İçinde, İnce Mehmed, Çakıcı Efe, Ödemiş Kavakları, Osman Zeybek, Bakırlı Efe, Ödemiş Koşması, Cezayir Türküsü, Eminem, Fatmam, Arap Kızı ve Uzun Kavaklar gibi Ödemiş türküleri vardır ve hepsi anonimdir.
El işleri: İğne Oyası, Dantel Oyası, Mekik Oyası, Boncuk Oyası, Kanaviçe ve Tel işleridir. Yünden yapılan dokumalar ise Heybe, Çul, Kolan, Namazla, Çuval ve Sofra Mendilidir. İpekli Dokumalar İpek Mendil, Peştemal ve Pembezar bunlardan başlıcalarıdır. Yöre halkının yaptığı el işleri ise her cumartesi Kadın El Sanatları Pazarı'nda sergilenir.
Yerel giysiler: Önceleri eski Türkmen giysisi olan üçetek kullanılırdı. Sonradan kırsal alanda don, uçkur, işlik, gömlek, sürtike, şal kuşak, başlık gibi bölümleri olan giysiler giyilirdi. Daha sonraları ise entari ve ipekçanlı zar moda oldu. Günümüzde modern giysiler giyilmektedir. Eski erkek giysilerinin belirgin yönü Zeybek giysileridir. Zeybek giysisi gömlek, işlik, kısa çuha don, mintan, dokuma kuşak, cepken, camedan salihlik, kepmen gibi bölümlerden oluşuyordu.
Düğünler: Önde kız beğenilir, kız istemeye gidilir ve söz alınır. Sonra erkek evi ile kız evi bir araya gelerek söz kesilir, şerbet içilir, kız evi Bellilik gönderir. Sonra erkek evi kız evine Çanak Gezmesi yapar. Daha sonra Büyük Nişan yapılır. Ardından kızın kafa kağıdı istenir. Erkek evine bayrak asılarak okuyucu çıkarılır. Düğün kurulur. Kız evi Baş yüvmesi ve Kına Gecesi düzenler. Gelin almaya gidilerek, gelin oğlan evine getirilir. Düğünden sonraki günlerde gelin damat ve yakınları kız evine Ardca denilen yemeğe çağrılır. Erkek evi ise Döne denilen yemek verir.
Ödemişe Özgü yemekler: Ödemiş Kebabı, Töngül Pidesi, Keşkek, Ekmek Dolması, Yağlı Sulu Akıtma, Kestirme Çorbası, Höşmerim, Heybeli Çorba, Yağlı Ekmek, Sinkonta, Isırgan Avukması, Dibile, Kabakaşı Tatlısı, Kalburbastı gibi yemek ve tatlıları vardır.
Ödemiş Milli Fuarı: Her yıl Ödemiş'in kurtuluş etkinlikleriyle birlikte 3-13 Eylül tarihleri arasında Ödemiş Milli Fuarı düzenlenir. Fuarda yerel sanayi ürünleri ve çeşitli meslek dallarında tanıtım yapılıp standlar kurulur. Ayrıca Lunapark alanı da halkın eğlenceli bir fuar ortamını gezip görmesi sağlar.
Ödemiş Müzesi: 1987 yılında hizmete giren müzede 10.000'in üzerinde arkeolojik ve etnografik eski eser bulunmaktadır. Müze idari bölümleri teşhir salonu, kütüphane, sergi salonu, eser depoları, fotoğrafhane, atölye ve laboratuar gibi ünitelerden oluşmaktadır. 715 m² genişliğinde olan teşhir salonu, arkeolojik ve etnoğrafik olmak üzere iki bölüm halinde tanzim olunmuş, mahalli eserler için ayrı bir köşe açılmıştır.
ÖDEMİŞ RESİMLER
http://www.izmir.gen.tr/images/html/ilceler/odemis.jpg
http://tarihikentlerbirligi.org/images/birgi/odemis%20031.jpg
http://tarihikentlerbirligi.org/images/birgi/odemis%20032.jpg
ÖDEMİŞ KÖFTESİ
http://www.gizlicennetler.com/mekan/izmirgolcuk22.JPG
http://www.kenthaber.com/Photos/Iller/izmir/odemis2.jpg
MERKEZİ YERİ
http://www.geocities.com/recepcalik/harita.gif
ÜNLÜLER
MEHMET ŞÜKRÜ SARACOĞLU
Mehmet Şükrü Saracoğlu, siyaset ve devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin beşinci Başbakanı. 1887 yılında Ödemiş’te doğdu. Mülkiye Mektebi’ni (1909) bitirdikten sonra İzmir liselerinde öğretmenlik yaptı. Birinci Dünya Savaşı yılarında Cenevre Siyasal Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. İkinci dönem çalışmalarına başlayan T.B.M.M.’ye, İzmir milletvekili olarak katılan Mehmet Şükrü Bey, Fethi Okyar hükümetinde Milli Eğitim Bakanı (1924-1925) oldu.
1926’da da Türk ve Yunan halklarının değiştirilmesi amacıyla kurulan Muhtelit Mübadele Komisyonuna Türk delegasyonu olarak seçildi. Dördüncü ve Beşinci İnönü hükümetlerinde Maliye Bakanlığına (1927-1930) getirilen Şükrü Bey, henüz kalkınma programının oluşturulamadığı bu dönemde, Türk ekonomisinin ancak köyden başlatılacak reform çalışmalarıyla kalkınabileceğini ileri sürdü. Bunun yanı sıra memur sınıfının sorunlarına eğilerek personel ve emeklilik kanunlarını yürürlüğe koydu. İktisadi alanda yaptığı işlerden biri de, yabancı bankaların elinde iç ve dış ticaret mevsimlerine göre düşürülen, Türk parasının değerinin korunmasını sağlamasıydı. Bu amaçla Merkez Bankasını kurdu (1930). Aynı yıl sağlığı nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalınca, Türkiye’nin iktisadi sorunları üstüne inceleme ve araştırma yapmak üzere A.B.D.’ye gönderildi (1931). Dönüşünde Türk Pamuk Sanayii’nin temellerini atan bir rapor hazırladı. 1932’de Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarıyla ilgili sorunları çözümlemek üzere Paris’te yapılan görüşmelerde Türkiye’yi temsil etti ve 1933 antlaşmasını imzaladı.
Adalet Bakanlığı (1933-1939) yıllarında, Yargıç ve Avukatlar Kanunu’nu, Suçüstü, İcra-İflas Kanunları’nı yürürlüğe koyması, iş esasına dayanan cezaevleri kuruluş yasalarını uygulamaya sokarak, bu amaca dayalı İmralı cezaevini kurması önemli girişimleri arasındaydı. Saraçoğlu’nun en önemli görevi, İkinci Bayar hükümetinde (1938-1939) ve Saydam Hükümetlerinde (1939-1942) Dışişleri Bakanlığı oldu. 1942’de hükümeti kurmakla görevlendirildikten sonra da (1942-1946) zaman zaman Dışişleri Bakanlığını üzerine almak zorunda kaldı.
1940’ta İngiliz ve Fransız’ların, Türkiye’yi İtalya’ya karşı savaşa sokma isteklerini reddetti. 1948’de T.B.M.M. başkanlığına seçilen Saraçoğlu 1950’den sonra siyasi hayattan çekildi. 1953 yılında İstanbul’da öldü.
CEREN ÜSTÜN
Hentbolumuzdan ilk portremiz Ceren Üstün...
Ceren Üstün, bayan hentbolünün belki de en önemli isimlerinden biri. A Milli Bayan Hentbol Takımı’nın kaptanlığını halen sürdüren başarılı oyuncu, yıllara adeta meydan okuyor.
1983 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Ödemiş Ortaokulu’nda spor yaşamına başlayan Üstün, o yıllarda televizyonda yayınlanan ‘Altın Kız’ dizisinden etkilenerek sporcu olmaya karar vermiş.
Lise ikinci sınıfta Yıldız Milli Takım ile tanışan başarılı hentbolcü, 200’ün üzerinde milli formayı giyerek bu dalda bir rekora da imza atmış.
Futbolda 100 kez milli olmak çok büyük bir başarı. Bir futbolcu 200 kez milli olsa gazetelerde kaç sayfa yer alır acaba?