PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Karadeniz Bölgesi


Tefo_Baba
06-01-2006, 01:00 PM
Karadeniz Bölgesi

Karadeniz Bölgesi de Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri gibi adını ve özelliklerini komşu olduğu denizden alır. Yaklaşık 141.000 km2'lik yüzölçümüyle ülke yüzeyinin %18'ini kaplar. Doğuda Gürcistan sınırı ile batıda Adapazarı Ovası'nın doğu kenarı arasında uzanır. Nüfusu, 2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 8.439.213'tür. Nüfusun 4.137.166'sı kentlerde, 4.301.747'si köylerde yaşamaktadır. Yedi bölge arasında köy nüfusu kent nüfusundan fazla olan tek bölgedir ve ‰3.65 ile yıllık nüfus artış hızı en düşük olan bölgedir.

Karadeniz Bölgesi'ndeki başlıca sanayi kuruluşları Karabük ve Ereğli'deki demir-çelik tesisleri, Çatalağzı Termik Santrali, Zonguldak çevresindeki taşkömürü havzaları, Murgul bakır üretim tesisi ile bölgenin çeşitli kesimlerindeki şeker, kâğıt, sülfürik asit, bitkisel yağ, çay, fındık kırma ve fındık ürünleri, balık unu ve sigara fabrikalarıdır.

1941 yılında Ankara'da toplanan ve Türkiye'nin coğrafi bölge sınırları üzerinde çalışmalar yapan I. Türk Coğrafya Kongresi, Karadeniz Bölgesi'ni Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz biçiminde üç alt bölgeye ayırmıştır.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/78.jpg

Amasra – BARTIN

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/79.jpg

Abant – BOLU


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifBatı Karadeniz. Bolu; yüksek dağları, gür ormanları, mavi gölleri ve bol akarsuları ile şirin bir Batı Karadeniz şehridir. Kentin sulak toprakları, geniş otlakları ve gür ormanları bu üç alanda tarla tarımının, hayvancılığın ve ormancılığın gelişmesini sağlamıştır. Bolu çevresi flora yönünden de zengindir. Türkiye'deki mevcut 7.000 adet bitki türünün yarıdan fazlası burada yetişmektedir.

Bolu'nun 32 km. güneybatısındaki Abant Gölü, denizden 1.325 m. yüksekliktedir. Başlı başına bir turizm merkezi olan Abant, yazın gölünün temiz suyu ve ormanlarının çam kokulu havası ile on binlerce kişiyi çekerken, kışın da ideal bir kayak merkezi haline gelir. 1978 kışında açılan Kartalkaya Kayak Merkezi Bolu'ya ayrı bir canlılık getirmiştir. Kentin güneyinde bulunan ve Osmanlı döneminden bu yana kullanılan Karacasu Kaplıcaları şifalı sularıyla ünlüdür. Bolu'nun güneybatısındaki Mudurnu ve Göynük, Türk kültür tarihinin önemli merkezleri arasındadır. Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biri olan Akşemsettin Türbesi Göynük'tedir. Mengen ilçesi yemekleriyle ve yetiştirdiği ünlü aşçılarıyla ün yapmıştır. Burada bir aşçılık okulu bulunmakta ve her yıl Aşçılar Festivali düzenlenmektedir.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/diger/80.jpg

Farklı bir mimari yapıya sahip Türk evleri – AMASYA

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifTürkiye'nin Kömür Havzası. Türkiye'nin kömür merkezi olan Zonguldak'ta ekonomik hayat madencilik ve sanayie dayanır. Aynı zamanda bir liman kenti olan Zonguldak'ın çevresi doğal güzellikler ile çevrilidir. Kentin güneydoğusundaki Devrek ise birbirinden güzel işlemeli bastonlarıyla tanınır. Zonguldak'ın batısındaki Ereğli bir sanayi limanıdır. Demir ve çelik fabrikalarının bulunduğu Ereğli, çileği ile de ünlüdür. Ereğli'nin doğusunda mitolojiye göre Herkül'ün, içinde Kerberus adlı üç başlı canavar köpeği öldürdüğü Cehennem ağzı Mağarası yer almaktadır.

Zonguldak'ın doğusundaki Bartın, eski ahşap evleri ve doğal güzellikleri ile tanınan bir Batı Karadeniz kentidir. Çilekleri ile ünlü olan ilde her yıl Çilek Festivali düzenlenir. Kentin güneyinde sanayi kenti Karabük ve tarihi evleriyle bir açık hava müzesini andıran Safranbolu yer alır. Türk mimarisinin özgün eserlerini günümüze kadar yaşatan Safranbolu, adını çevrede yetiştirilen safran bitkisinden almıştır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/81_a.jpg


Safranbolu Evi – KARABÜK


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifOrta Karadeniz. Ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanan Kastamonu, Türk sivil mimarisinin en güzel örnekleri olan tarihi evleriyle bir açık hava müzesi görünümündedir. Çok sayıda şifalı su kaynağının da bulunduğu kent, 135 kilometrelik kıyı şeridi, ormanları, havadar yaylaları ve şifalı dağ pınarlarıyla sanki bir yeryüzü cennetidir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/81_b.jpg


Geleneksel olarak dekore edilmiş Ayancık evi – SİNOP



http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/82_83.jpg


Çakrak Yaylası – GİRESUN


M.Ö. 7. yüzyıldan kaldığı sanılan Evkaya Mezarları, 12. yüzyılda Bizanslılar tarafından kayalık bir tepenin üstünde yaptırılan Kastamonu Kalesi, tarihi bir yapısı olan Kastamonu Müzesi, Çandaroğulları zamanında yaptırılan İbni Neccar Camii ve bir kaide üzerinde yükselerek Kıyafet ve Şapka Devrimi'ni simgeleyen Cumhuriyet Caddesi'ndeki Atatürk'ün tunçtan heykeli, Kastamonu'daki başlıca tarihsel ve sanatsal yapıtlardır. Pınarbaşı yakınlarındaki İlgarini Mağarası'nın derinliği 250, uzunluğu 58 metredir. Mağaradaki sarkıt ve dikitler yaklaşık 1 milyon yılda oluşmuştur.

Topraklarının büyük bir bölümü Batı Karadeniz'de, küçük bir bölümü de Orta Karadeniz'de olan Sinop ili, denize uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Ilıman bir iklimin hakim oluğu ilde yağışların düzenli ve bol olması nedeniyle doğal bitki örtüsü zengindir. Bu durum ilin orman ürünleri bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Çangal Dağları'nda Türkiye'nin en iyi ormanları bulunur. Sinop ayrıca rüzgârlara kapalı doğal koylarıyla Karadeniz'in en güzel tatil yerlerinden biridir. Özellikle Hamsaroz ve Akliman Koyları, Güney Ege koylarından farksız güzelliktedir. Adını Amazon kraliçesi Sinope'den alan kent, tarihte ilk kez Miletli kolonistler tarafından kurulmuştur. "Gölge etme başka ihsan istemem" sözü ile tanınan ünlü filozof Diyojen, M.Ö. 4. yüzyılda Sinop'ta yaşamıştır.

Orta Karadeniz bölümünde yer alan Amasya ilinin tarihi Hititlere kadar uzanır. Özellikle Osmanlılar zamanında büyük önem kazanan kent, 15 ve 16. yüzyıllarda Osmanlı şehzadelerinin ve pek çok ilim adamının yetiştiği Anadolu'nun beş büyük kültür merkezinden biri haline gelmiş ve Avrupalı turistler tarafından "Anadolu'nun Oxford'u" olarak nitelendirilmiştir. II. Murat ve Yavuz Sultan Selim burada doğmuşlardır. Amasya, Türk Kurtuluş Savaşı tarihinde de önemli bir yere sahiptir. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basan Mustafa Kemal, 12 Haziran 1919'da Amasya'ya gelmiştir. Kentte Kurtuluş Savaşı'nın planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongreleri'nin toplanmasına karar verilmiş ve 22 Haziran 1919'da yayımlanan "Amasya Genelgesi" ile milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ilan edilmiştir.

Amasya'nın doğusunda bulunan ve Karadeniz Bölgesi'nin doğal güzelliklerini bünyesinde yaşatan Tokat ili, tarih ve kültür varlıkları açısından da zengindir. Kentte bakırcılık, yazmacılık, dericilik ve dokumacılık çok gelişmiştir. Özellikle yazmaları çok ünlüdür. Bereketli topraklara sahip olan Tokat'ın ovaları sulaktır. Çevrede geniş bir alana yayılmış meyve bahçeleri ve bağlar bulunur. Ülkenin en leziz şaraplarından Diren şarapları burada üretilmektedir.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/85.jpg


Sumela Manastırı – TRABZON


15. ve 16. yüzyıllarda birçok alim, şair, hattat ve devlet adamı yetiştiren Tokat'a "Alimler Konağı, Fazıllar Yurdu ve Şairler Yatağı" denmesinin nedeni budur. Türk kültürü ve sanatının sokaklarına buram buram yansıdığı Tokat, eşsiz güzellikteki Türk mimari eserlerinin yoğun olarak bulunduğu bir ildir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifDoğu Karadeniz. Samsun, Doğu Karadeniz'in önemli bir limanıdır. Sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra, bir sanayi kentidir. Samsun, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak üzere Anadolu topraklarına ilk ayak bastığı yer olarak tarihe geçmiştir. Atatürk'ün şaha kalkmış atı üzerindeki heykeli, kentin en görsel anıtıdır. Atatürk Müzesi ve Kütüphanesi, Milli Mücadele'yi gözler önüne sermektedir.

Ordu, yeşillikler içinde kilometrelerce uzanan fındık bahçeleri ile kaplı tipik bir Karadeniz şehridir. Sahillerindeki tatil beldeleri ve dağlarındaki yaylaları ile tanınır. Kentin güneyinde 1.250 m. yükseklikte Çambaşı ve 2.000 m. yükseklikte Keyfalan Yaylaları bulunur.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/86.jpg

Çay toplayanlar – RİZE

Kentin doğusundaki Ünye, Fatsa, Bolaman, Yalıköy ve Perşembe, doğal güzellikleri ve plajlarıyla ünlü tatil merkezleridir. Kentte her sene sonbaharda "Altın Fındık" festivali düzenlenmektedir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifTarihi Bir Liman Kenti. Trabzon, Karadeniz sahillerinin önemli ve büyük bir limanıdır. İran transit yolunun başlangıç noktası olup, Karadeniz'e kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla da bağlantısı vardır. Kent, M.Ö. 8. yüzyılda Miletli kolonistler tarafından kurulmuştur. Şehirdeki mimari eserlerin çoğu, Bizans, Kommagene ve Osmanlı dönemlerine aittir. Trabzon ilindeki en önemli yapı Ayasofya Müzesi'dir. Bugün müzeye dönüştürülen kilise 13. yüzyılda yapılmıştır. Giriş süslemeleri Selçuklulardan kalan müzenin içi çeşitli fresklerle bezenmiştir. 16. yüzyılda inşa edilen Gülbahar Hatun Camii ise kentin en güzel camiidir. Trabzon'un eski sokakları şehre pitoresk bir görünüm kazandırır. Ara sokaklardaki tarihi evler görülmeye değerdir. Kentte bulunan Kommagene döneminden kalma (14. yüzyıl) Kızlar Manastırı ve İrene Kulesi turistlerin uğrak yerlerindendir.

Altındere Milli Parkı, Trabzon'un güneyinde Maçka yakınlarındadır. Bu milli parkın içinde, neredeyse bulutların bile üzerinde yer alan muhteşem Sumela Manastırı bulunur. 270 m. yükseklikteki bir uçurum fasadında bulunan manastır en görkemli konuma Kommagene Kralı III. Aleksis döneminde getirilmiştir. III. Aleksis'in taç giyme töreni burada yapılmıştır (14. yüzyıl). Manastırın içinde kütüphane, kilise, rahip odaları, şapel, ayazma ve mutfak bölümleri bulunmaktadır.

Trabzon'un çevresi birbirinden güzel yaylalarla kaplıdır. Bunlar Erikbeli, Hıdırnebi, Şolma, Kirazlı ve Kadırga yaylalarıdır. Bahar aylarında her yıl Kadırga Yaylası'nda ünlü Kadırga şenlikleri yapılır. Trabzon'un güneyindeki bir dağ köyü olan Hamsiköy, doğal güzelliklerin yanı sıra leziz yemekleriyle de tanınır.

Hamsiköy'ün güneyinde ise Türkiye'nin en uzun karayolu tüneli olan Zigana Tüneli bulunmaktadır. Tünelin üst kesimlerindeki eski Zigana dağ yolu üzerinde yer alan Zigana Kayak Merkezi, modern tesisleriyle kayak severlerin ilgisini çeker. Kentin ayrıca gümüş çarşısı ünlüdür. Burada Trabzon'un hasır görünümündeki meşhur altın ve gümüş bilezikleri satılmaktadır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifYeşil Sırtlar Üzerinde Bir Şehir. Rize, Türkiye'nin yeşili en bol olan ilidir. İlin ekonomik hayatında tarım birinci sırayı alır. Tarım denildiği zaman da akla Rize'nin simgesi olan çay gelir. Çevrede setler üzerinde yetiştirilen çay plantasyonları yoğun bir şekilde sıralanır. Çay fabrikalarının sıkça bulunduğu sahilde hava buram buram çay kokar. Yaz aylarında Rize'de düzenlenen Çay Festivali bünyesinde "En iyi çayı yetiştiren" yarışması yapılır.

Kentin batısındaki Ziraat Parkı'ndan Rize'nin tüm güzellikleri panoramik bir şekilde gözler önüne serilir. Güneyindeki Kaçkar Dağları Milli Parkı ve bu parkın kuzeye bakan yamaçları bir doğal güzellikler cennetidir. Buzul gölleri, fırtına gibi akan dereleri, yaylaları, güleryüzlü insanların yaşadığı dağ köyleriyle yöre, dağcılık sporları ve treking severler için ideal bir yerdir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifGümüşhane-Bayburt ve Dede Korkut. Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünün iç kesimlerinde yer alan Gümüşhane kentinin kuruluşu, adından da anlaşılacağı gibi çevresindeki gümüş yataklarının varlığına dayanır.


Kanuni Sultan Süleyman, burada bir cami ve 50 ev yaptırarak gelişmesini sağlamış ve yerleşmeye de Gümüşhane adını vermiştir. Katip Çelebi Cihannüma'sında, Kastamonu'nun "azim ve mamur" bir kasaba olduğunu yazar. 14. yüzyılda Aleksios Kommenos tarafından yaptırılan Hutura Hagios Georgios Manastır Kilisesi ve ortasından Kelkit Çayı'nın aktığı doğal güzellikleriyle ünlü Kelkit Vadisi kentin en güzel yerleri arasındadır.

Çoruh Nehri'nin kıyısında yer alan Bayburt ili, eski bir yerleşim birimi olması nedeniyle zengin bir tarihi geçmişe ve kültürel mirasa sahiptir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra kalesi, camileri, hamamları ve el oyması mezar taşlarıyla ilgi çeken ilin bilinen tarihi M.Ö. 2000'li yıllara kadar uzanmaktadır. Tarihi İpek Yolu üzerindeki konumu nedeniyle de, başta Marco Polo ve Evliya Çelebi olmak üzere birçok batılı ve doğulu gezginin eserlerine konu olmuştur. Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden erenlerden biri olan Dede Korkut'un mezarına da ev sahipliği yapmaktadır. Hikâyelerin doğuşunun 1300. yılı nedeniyle 1999 yılı UNESCO tarafından "Dede Korkut Yılı" ilan edilmiştir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifYaylaları ile Ünlü Artvin. Türkiye'nin Kafkasya sınırında yer alan Artvin, doğal güzellikleri ve yumuşak havası ile tanınır. Türkiye'nin en güzel yaylaları Artvin çevresinde yer alır. Yöre halkı yaz başlangıcında hayvancılık için yaylaya göç hazırlığına başlar. Geleneksel töre olan "Yaylaya Göç" adeta bir şenlik ortamında gerçekleştirilir. Kafkasör, Bilbilan, Yaylalar, Meşeli, Meydancık, Çamlık ve Yarlık Artvin'in en ünlü yaylalarıdır. Kafkasör Yaylası'nda her yıl yaz aylarında Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali düzenlenmektedir. İlin en önemli akarsuyu olan Çoruh Nehri, Türkiye'nin en hızlı akan nehri olması sebebiyle rafting sporu için idealdir.

aliyattara
07-15-2006, 04:35 PM
mübarek yer cennet gibi ya saolasın_!