PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Güneydoğu Anadolu Bölgesi


Tefo_Baba
06-01-2006, 01:14 PM
Güneydoğu Anadolu Bölgesi


Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerine komşu olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yaklaşık 75.000 km2'lik yüzölçümüyle Türkiye'nin toplam %9.7'sini kaplar. Ayrıca Suriye ve Irak ile sınırı vardır. Bölgenin nüfusu, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 6.608.619'dur. Nüfusun 4.143.136'sı kentlerde, 2.465.483'ü köylerdedir. Yıllık nüfus artış hızı ‰24.79 ile Marmara Bölgesi'nden sonra en yüksek olan bölgedir.


Bölgenin kaderini değiştiren GAP kapsamında bazı ovalarda sulu tarıma geçilmiş ve sanayi bitkileri ekimine hız verilmiştir. Nitekim pamuk üretiminde bölge ovalarında, özellikle Şanlıurfa'nın güneyinden Suriye sınırına doğru genişleyen Harran Ovası'nda büyük bir patlama yaşanmaktadır. Yörenin en kaliteli pamuğu burada yetişmektedir.

Petrol, bölgenin en önemli yeraltı zenginliğidir. Raman, Garzan ve Kahta çevresinde üretilen ham petrolün bir bölümü, bölgenin en önemli sanayi kuruluşlarından olan Batman Rafinerisi'nde arıtılır. Bir bölümü de boru hatlarıyla Akdeniz Bölgesi'ndeki dolum tesislerine taşınarak tankerlerle diğer bölgelere nakledilir.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/100.jpg


Yesemek Açık Hava Müzesi – GAZİANTEP


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/101.jpg

Minaresinin işçiliği ile ünlü Ömeriye Camii – GAZİANTEP


Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin sanayi yönünden en önemli ili Gaziantep'tir. Tekstil, makine ve gıda sanayii oldukça gelişmiştir. Sanayii gelişmekte olan Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa'da ise çimento, gıda, madeni eşya ve tarım aletleri gibi sanayi kolları ağırlıktadır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifGeçmişi Günümüze Taşıyan Gaziantep. Oldukça verimli topraklar üzerinde kurulmuş olan Gaziantep ili, tarımsal zenginliklerinin yanı sıra bölgenin en önemli sanayi ve kültür merkezidir. Kent içi, zengin bir tarihin ürünü olan mimarlık eserleriyle süslüdür. Günümüzde hala ayakta duran kalesi, hanları ve tarihi evlerle çevrili sokakları ile Gaziantep'te geçmiş ve bugün bir arada yaşanır. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı mücadele veren ve şehre "Gazi" unvanını kazandıran şehitler adına dikilmiş Şehitler Abidesi, görülmeye değer güzelliktedir. Kent merkezinde bulunan Kendirli Kilise ise, 84 yıl önce Fransız işgalindeki şehirde yapılan bir Katolik kilisesidir.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/diger/102-103.jpg


Balıklı Göl – ŞANLIURFA


Fırat Nehri'nin Türkiye ve Suriye sınırıyla birleştiği yerde bulunan Kargamış, Geç Hititlerin başkentliğini yapmış önemli bir tarihi merkezdir. Kent buluntularının çoğu Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Diğer önemli bir Hitit kenti de İslahiye yakınlarındaki Yesemek'tir. M.Ö. 1200-800 yılları arasında açık hava heykel yapım atölyesi olarak kullanılan kent, aynı zamanda Anadolu'nun en eski taş ocaklarından biridir. Bugün çevrede 200 adet Hitit heykeli bulunmaktadır.

Fırat nehri ile Merziman Çayı'nın birleştiği yerde, sarp kayalar üzerinde bulunan ve geçmişte ilk İncil'in burada saklı olduğuna inanılan Rum Kale, Hıristiyanlar için ayrı bir önem taşır. Kalenin merkezindeki derin sarnıç Fırat Nehri'ne açılmaktadır. Nizip ilçesine 10 km. uzaklıkta bulunan Belkıs (Zeugma) ise geçmişte önemli bir Roma kenti idi. O dönemde özellikle Roma binalarının zeminlerinde yer alan mozaikleriyle ünlü olan kent görülmeye değer güzelliktedir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gif9000 Yıl Öncesine Dayanan Eski Bir Tarih. Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9000 yıl öncesine dayanan bir müze şehirdir. Müslümanlığın, Museviliğin ve Hıristiyanlığın genetik olarak büyükbabası olan Hz. İbrahim'in doğduğu, Hz. Eyyüb'ün yaşadığı, Hz. İsa'nın kutsadığı Şanlıurfa, Türkiye'nin en kutsal kentidir.

GAP'la beraber kendisini 21. yüzyılda sanayi ve tarım rönesansına hazırlayan kentte, son yıllarda özellikle turizm alanında birçok yenilik gerçekleştirilmiştir. Kentin turizmindeki odak noktası olan Balıklı Göl ve çevresi, tüm araç trafiğinden arındırılarak planlı bir şekilde yeşillendirilmiştir. İnanışlara göre yöre Kralı Nemrut, İbrahim Peygamber'i burada yakılan büyük bir ateşin içine attırmış ve ateşin içinden çıkan su, Hz. İbrahim'i yanmaktan kurtarmıştır. Su bugünkü göle, ateşteki odun parçaları ise göl içindeki balıklara dönüşmüştür. İçinde yüzlerce sazan balığının yaşadığı gölün çevresinde Halil Rahman ve Rızvaniye Camileri ile çeşitli dinlenme tesisleri vardır. Balıklı Gölün doğu tarafındaki Mevlid Halil Camii'nin avlusunda İbrahim Peygamber'in doğduğu mağara bulunur. Bu kutsal alanın güneyinde ise batı-doğu doğrultusunda uzanan Şanlıurfa Kalesi yer alır. Böylesine kutsal ve mistik dokunun panoramik bir şekilde izlenebileceği kuzey yamaçtaki eski Urfa evleri restore edilerek otel, pansiyon ve geleneksel Urfa yemeklerinin yenilebileceği restoranlara dönüştürülmüştür.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/105.jpg


Nemrut Dağı, Kommagene Krallığı kalıntıları

(M.Ö. 1. yy.) – ADIYAMAN

Şanlıurfa çevresinde görülmeye değer yerler arasında en önemlisi Harran'dır. Kutsal kitaplarda adı geçen Harran, inanç turizminin Türkiye'deki odak noktalarından biridir. Kutsal kitaplarda yazılanlara göre İbrahim Peygamber Şanlıurfa'dan güneye doğru göç ederken Harran'da konaklamıştır. İbrahim Peygamber'in babası Terah burada hayata veda etmiştir. Ayrıca Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i oluşturacak olan soyağacının temelleri Harran'da atılmıştır. Tarihi kent Harran çevresinde, Mezopotamya'da kurulmuş olan çeşitli uygarlıkların izleri görülebilir. Geçmişte ilk İslam üniversitesinin bulunduğu önemli bir kültür merkezi olan Harran'da en ilginç eser İslami çağdan kalma 40 metrelik rasat kulesi kalıntısıdır. Kentte arkeolojik kazılar devam etmektedir. Geniş yer kaplayan Harran kalıntıları yanında, kentin sembolü olan koni biçimindeki evleriyle Harran Köyü bulunmaktadır.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/106.jpg

Dayr-ul Zaferan Manastırı – MARDİN

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifNemrut Dağı Eteklerindeki Şehir. Tarihin en eski uygarlıklarının beşiği olan Adıyaman, ülkenin turizm yönünden en önemli illerindendir. Özellikle Kahta bölgesindeki Nemrut Dağı'nda bulunan anıt mezar, tapınak ve kral heykelleri turistlerin yoğun ilgisini çeker.

GAP sayesinde sulu tarıma geçilmesiyle büyük zirai gelişmeler kaydeden ilde son yıllarda sanayileşmeye hız verilmiştir.

Adıyaman ili toprakları üzerinde kurulan Kommagene Devleti'nin (M.Ö. 1. yüzyıl) sanata hayranlığı ile tanınan Kralı I. Antiokhus, mezarının anıtsal güzellikteki Nemrut Dağı'nın zirvesinde bulunmasına karar vermiş ve şöyle demiştir: "Mezarımı ziyarete gelenler en güzel giysilerini giyerek ve en güzel kokularını sürerek gelsinler. Bu topraklarda onlara mutluluk ve zenginlikler vereceğim nesiller boyu." Nitekim bugün Nemrut Dağı Milli Parkı; 2.150 metrelik siluetiyle, Nemrut Dağı zirvesi çevresinde yer alan doğal güzellik ve tarihsel zenginlikleri ile ilin yerli ve yabancı turistler tarafından en fazla ziyaret edilen yeridir.

Dağın zirvesinde bulunan I. Antiokhus'un anıt mezarı doğu, batı ve kuzeyde sert kayalara oyulmuş teras biçimindeki üç kutsal alan ile çevrilidir. Doğu terasta sırasıyla sanat tanrısı Apollo, bereket tanrıçası Tyche (Fortuna), gökyüzü tanrısı Zeus, kuvvet tanrısı Herkül, Kral Antiokhus, kartal ve aslan heykelleri yer almaktadır. Heykellerin yüksekliği 9 metreyi bulmaktadır. Kuzey ve güneyinde Kommagene Kraliyet ailesinin stelleri bulunan terasın doğusunda ise dikdörtgen şeklindeki basamaklı sunak ve yanında da koruyucu aslan heykeli yer almaktadır. Yine aynı heykellerin bulunduğu batı teras, doğu terasa göre daha fazla tahrip olmasına rağmen, heykeltıraşlık yönünden daha etkileyicidir. Nemrut Dağı, özellikle batı terasında gün batımında eşsiz bir pastoral güzelliğe bürünüp, ziyaretçilere yaşam boyu unutamayacakları anlar yaşatır. Dağa çıkış için en uygun mevsim 15 Mayıs -15 Ekim tarihleri arasındadır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifEskiyle Yeninin Buluştuğu Kent: Diyarbakır. Tarihi surlar Roma İmparatoru Constantinus tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde genişletilen surlara sayıları 82'yi bulan burçlar ilave edilmiştir. Ulu Camii, kentin en eski ve büyük camiidir. Önceleri Aziz Thomas Kilisesi olan yapı daha sonraları camiye çevrilmiştir. Kentte bulunan Meryem Ana Kilisesi ise M.S. 3. yüzyıldan kalma eski bir kilisedir. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen çevreden derlenmiş eserlerin sayısı 10.000'i aşar. Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Cahit Sıtkı Tarancı ve büyük Türk düşünürü Ziya Gökalp'in doğdukları evler de müze haline getirilmiştir.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/108.jpg

Mardin Evleri – MARDİN

Diyarbakır'ın folk sanatı çok zengindir. Karacadağ eteklerinde dokunan kilim, heybe, çorap ve keçelerde işlenen motifler ve renkler göz alıcıdır. Davul ve zurna eşliğinde oynanan Delilo, Halay, Çaçan ve Çepik halk dansları ilgi çekicidir. Kentte ayrıca kuyumculuk, bakırcılık ve ipekçilik de gelişmiştir. Kentin asıl sembolü ise ağırlıkları 75 kg'ye varan karpuzlarıdır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifTarih Hazinesi. Mardin, 12. ve 13. yüzyıl Türk mimarisinin doğaya uyum sağlamış örnekleriyle dolu bir müze şehirdir. Jeolojik devirlerde aktif olan ancak daha sonra katılaşmış petrol kütlelerinin güney teraslarında kurulmuş olan tarihi kentten Mezopotamya Ovası'nın kuşbakışı görünümü çok etkileyicidir. Kentin evlerinin dış cepheleri adeta bir mücevher gibi işlenmiştir. Midyat ilçesi, özellikle birbirinden güzel tarihi evleri ve gümüş işçiliği ile tanınır. "Telkari" denilen geleneksel gümüş işleme sanatı, buradan Türkiye'ye yayılmıştır. Kale, cami ve köprüleriyle ünlü kentteki Mardin Kalesi (M.S. 10. yüzyıl), Ulu Camii (12. yüzyıl), Latifiye Camii (14. yüzyıl) ve Kasımiye Medresesi (15. yüzyıl) görülmeye değer güzelliktedir. Kent çevresinde ilgi çeken yerler arasında Dayr-ul Zaferan Manastırı bulunur. Süryanilerin dini merkezi olan manastırın 1600 yıllık bir geçmişi vardır. Manastırda Süryani patriklerinin mezarları bulunur. Süryani bilginlerinin yetiştiği ve eski çağlarda zengin kütüphanesi ile ünlü olan bir diğer manastır ise ormanlarla kaplı bir tepenin üzerinde kurulmuş olan Dayrülumur Manastırı'dır.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifKara Altın Yatağı. Batman, Türkiye'nin petrol çıkarılan ve işlenen önemli bir kentidir. Batman çevresinde bulunan en önemli tarihi merkez Hasankeyf'tir. 12. yüzyılda Artukoğulları'nın başkenti olan Hasankeyf, birbirinden güzel yapılarla donatılmıştır. Kale, Dicle Nehri üzerindeki büyük köprü kalıntıları, Ulu Camii ve Zeynel Bey Kümbeti ilçenin en önemli tarihi zenginlikleridir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifSiirt. Bölgenin en önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden olan Siirt, GAP'la birlikte giderek büyüyen modern bir şehir halini almıştır. Siirt çevresinde en fazla ziyaret edilen yerlerin başında Aydınlar gelir. Çevresi antepfıstığı ağaçlarıyla kaplı olan bu şirin belde, bir evliyalar diyarıdır.


http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/images/images_02/109.jpg
Hasankeyf – BATMAN



Anadolu'nun en ünlü evliyalarından olan İsmail Fakirullah Efendi’nin türbesi Aydınlar'da bulunur. İlginç mimarisi olan türbenin içinde ayrıca ünlü Türk astonomi bilgini İsmail Hakkı Efendi'nin de türbesi bulunmaktadır. 54 yazılı eseri bulunan İsmail Hakkı Efendi’nin yaptığı çalışmalar ve kullandığı aletler Aydınlar'daki Astronomi Müzesi'nde sergilenmektedir.

http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/kitaplar/turkiye2003/start/bas.gifNuh'un Şehri. 2.114 m. yüksekliğindeki Cudi Dağı eteklerinde yer alan Şırnak ili çevresinde tarım ve hayvancılık gelişmiştir. Şehir anlamına gelen "Şır" ve Nuh anlamına gelen "Nak" kelimelerinin birleşmesiyle oluşan kentin adı "Nuh'un Şehri" anlamındadır. Bazı inanışlara göre Nuh'un Gemisi, kentin güneyindeki Cudi Dağı'ndadır. Dağın tepesinde bulunan 1.000 kişiyi alabilecek genişlikteki mağara, doğal güzelliği yanında, içindeki tarihi kalıntılar nedeniyle de görülmeye değer bir yerdir. Şırnak'tan 45 km. uzaklıkta bulunan Cizre'de ise Nuh Peygamber’e ait olduğu söylenen, Nuh Peygamber Türbesi bulunmaktadır.