PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tokat / Reşadiye / Kızıcaören


hurbyy
05-16-2008, 08:27 PM
KASABAMIZ HAKKINDA
Kızılcaören, Reşadiye�nin kuzeydoğu istikametinde, 23 km. uzaklıkta ve 1500 m. yükseklikte eski, büyük köylerden biridir. Tahminen 350-400 yıllık belki daha da eski bir köy olup İskefsür mıntıkasındadır, 1976'da belediye olmuştur.
Bazı rivayetlere göre, Kızılcaören�in kurucuları Haymana tarafından hayvan otlatmak için bu mıntıkaya gelmiş üç kardeştir. Sürülerini Deve Çayırlarına salan üç kardeşin birer de develeri varmış. Develeri üç ayrı yöne doğru gitmiş ve uygun buldukları yerlere yatmışlar. Üç deveden Baydevenin sahibi devesinin yattığı yer olan Baydarlıyı, Tanış devenin sahibi Danişmend�i, Kızıldevenin sahibi de Kızılcaöreni yurt edinmiş ve bu üç köy böyle kurulmuştur.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Prof.Dr.Ali Rıza Atasoy�un Reşadiye İlçesi adlı kitabında; Kızılcaören'in, Osmanlı ordusunun doğu seferinin geçiş yolu üzerinde olduğu ve İskefsür mıntıkasındaki birçok yerleşim birimi gibi konaklama ve lojistik ikmal yapma yeri olarak bu bölgeyi tercih ettiği biliniyor, diye yazılmaktadır.
Kızılcaören Kasabası 180 haneli ve 3912 nüfuslu(Son Nüfus Sayimina Gore) bir yerleşim birimidir. Kuzey, doğu ve batı tarafları geniş çayırlıklar, güney tarafı Kalecik adı verilen çam ormanlarıyla kaplıdır. Kasabadan göç edenler Ankara, İstanbul, Tokat gibi illerde birer mahalle oluşturabilecek sayıya ulaşmıştır.
Kızılcaören Kasabasının iki ayrı mahallesi bulunmaktadır. Bunlardan Atatürk (Karabalcık) Mahallesi, kasabanın batısında 500 m. uzaklıkta ve Reşadiye yolu üzerindedir. Gökçe Süleymanlı Köyünden gelip Kızılcaören�e yerleşmişler ve Karabalçığı da güzle olarak kullanmaya başlamışlardır. Bilahare birkaç hanede güzleyi esas yurt olarak kabul etmiş ve burada yerleşmişlerdir. Diğer mahallesi Ağılyanı ise Kızılcaören�in kuzeyinde merkeze 1 .km. uzaklıkta 12 haneli toplam 248 nüfuslu bir yerleşim yeridir. Ağılyanı Mahallesi, Mısırlı sülalesi tarafından 85 yıl önce yazlık ve güzle olarak kullanılmıştır. Kızılcaören�in yerlisi olan Mısırlılar daha önce Kızılcaören�de otururlarmış. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Mısır, Osmanlıların eyaleti iken dip dedelerinden birisi gençken Kahire�ye askere gitmiş. Askerlikten sonra oraya yerleşmiş. İki çocuğu olmuş. Birisi Kolağası subayı, diğeri de esnafmış. Kızılcaören�deki yakınları koleradan ölünce Mısırdakilerden birisi gelip Ağılyanına yerleşmiş. Soyadı kanunu çıkınca Mısırlı soyadını almışlar.
Kasabanın kuzeybatı ve doğusuna doğru üç yönde geniş çayırlar yer almakta, kalan kısmında da buğday, arpa, fiğ, patates, gibi yetiştirilmektedir. Hayvancılık alanında ise koyun ve sığır gibi büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır.
Kızılcaören Kasabası, tipik tarihi evleri, ormanı, yaylaları, çayırları, suları, gölleri, dereleri, tepeleri, dağları, havası, insanı, evcil ve yabani hayvanları ile bir tabiat harikasıdır
Bu tabii güzellikler şöyle sıralanabilir. Kurt Gölü, Melik çayırı, Deve çayırları, Menekşe Pınarı, İnekalanı Yaylası, Turnalık, Karapınar, Yazlık, Yukarıdere ve Boncuk Tepesi�dir.
Kızılcaören�in sağlık ocağı, İlköğretim okulu, ve halk kütüphanesi vardır. 1964 yılında açılmış olan Kütüphanede 8000�i aşkın eseriyle bir kültür hazinesi olup çevre köyleriyle birlikte merkez Kızılcaören�in kültürel ihtiyacını gidermektedir. Kasaba ile Reşadiye arası ulaşım asfalt yoldan sağlanmaktadır.
Kasabanın okulu Cumhuriyetten önce var olup tarihi miladi 1742 (hicri 1155 ) yılına dayanır. Prof.Dr. Ali Rıza Atasoy�un Reşadiye Halk Kitabının 652.sayfasında �okulun cami ile bitişik olduğu, bir imamı, bir katibi, bir müderrisi, iki müezzini, bir nazırı, iki nefer su yolcusu, haftada iki cüz Kur�an okuyan bir sübyan mektebi ve gelirini toplamaya memur iki tahsildardan ibaret bir heyetin bulunduğu; ayrıca camiin tamir ve bakımı için de tahsisatının bulunduğu kaydedilmektedir.
Reşadiye�de önceleri kurulan Çermik Derisi'nin geliri ile Selemen Pazarının rüsumu, caminin ve Sıbyan Mektebiidadisı ile rüşdiyenin masraflarını karşılamak üzere padişah fermanından bahsedilmektedir. Reşadiye�nin kurulması ile panayır kaldırılmış, köy kanunu çıkması ile de Selemen Pazarı Demircili Köyü hudutları içinde kaldığından pazarın rüsumu Demircili Köyüne devredilmiştir.
Kızlıcaören�deki halkın okuma-yazma durumu yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi Cumhuriyet'ten önceye dayanır. Kızılcaören cami ve okul vakfı yalnız köy halkına değil çevreye de öncülük etmiştir. Feselek (Çamlıkaya), Fereske (Çambalı), Çakırlı, Eymür, Fındıcak (Çınarcık), Yağsiyan, Kuyucak, Danişmend, Konak ve Baydarlı köylerinden de öğrenci okumuştur. Bu yüzden köyde okuma-yazma sorunu yoktur. Cumhuriyet�in ilanıyla sıbyan mektebi ilkokula çevrilmiş, bir zaman üç sınıf, daha sonra beş sınıf olarak devam etmiştir. 1945�de yeni okul yapılmış, öğretime bu okulda devam edilmiştir. Halen mevcut okul da 1993 yılında ilköğretim okuluna dönüştürülmüştür.
Kasabanın kaynak suları; Kibaroğlu Gözü, Yangın Halil, Tiryakioğlu, Zıngıroğlu ve Menekşe Pınarıdır. Susaklıca�da Taştekne mevkiinde çamlar, yabani naneler ve doğal tereler arasında çıkan menba suyu da soğuk ve pek sağlıklıdır. Ayrıca Ağılyanı Mahallesinde Kaynar Pınar, Karaoğlanın Gözü gibi kaynaklar da mevcuttur.
Kurt Gölü, kasabanın güneybatısındadır, ve etrafı çam ormanları ile çevrilidir. Kancaalanı civarında Küçük İskender Gölü, Karabalçık mevkiinin güneyinde Mehmet Bey Sazlığı, Tatarlı mevkiinde Tatarlı Gölü vardır.
İnekalanı Yaylası, kasabaya bir saat uzaklıkta ve doğusundadır. Haziran�ın ortalarında buraya göçerek bir ay kalırlar. Eskiden buraya birkaç köy beraber göçerlerdi. Bazıları şimdi terketmiştir. Yaylanın Ortaoluk ve Çillice denilen iki çeşmesi soğuk ve berrak sularıyla yaylaya hayat verir.
Kızılcaören Yaylasında yıllar öncesinde dikilmiş bir taş bulunur: Çobanların bu taşla ilgili bir adeti vardır: Sürüyü kuduz dalarsa, Deliklitaş mevkiinde, sürüyü teker teker bu delikli taştan geçirerek �Parpulamak� denilen bir adet vardır. Deliklitaştan geçirilirken en sona kalan koyunu çobanlar keserek kendilerine bir ziyafet çekerler.
Kasabanın Melik Çayırı, Kancaalanı , Sadık Bozu, Ereklice Beleni, Taştekne, İbanağagil Güzleleri vardır. 1. Cihan Harbinden sonra bunların çoğu harap olmuştur. Taştekne gibi birkaç tanesi ise hala mevcuttur.
Kasabanın Hanedanları ve oda Sahipleri: Celepoğulları, Salih Kadıoğulları, Ceritoğulları, Baltacıoğulları, Mısırlıoğulları, Başçuhadaroğulları, Giritlioğulları ve Hacı Osmanoğullarına ait kayda değer hanedan odaları vardı. Bunlardan Salih Kadıoğulları, Başçuhadaroğulları ve Hacı Osmanoğullarının odaları mevcut olup, öbürlerinin kalıntısı yoktur.
Celepoğlu İbrahim Efendinin misafir odasında baca taşında şu yazı vardır: �Her taamın tadı tuzdan çıkar, tuz, ekmek bilmeyen akibet gözden çıkar.� Bir de odanın kıble tarafındaki duvarında şöyle bir levha vardı: �Ey misafir, kıl namazını kıble bu canibdedir. İşte leğen, işte ibrik, işte havlu iptedir� diye yazılıdır.
Kızılcaviran-Kızılcaören İsminin Menşei
Türkler Kitabından Yrd.Doç.Dr. Ali GÜLER'in Atatürk'ün soyu: Kızıl Oğuzlar (Kocacıklar) ve Konyarlar Yazısından alıntıdır.
Kızıl Oğuzlar�ı veya Kızıl Oğuz Türkmenleri�ni, �Kızılkocalılar� olarak ifade ederek, Kocacık Yörükleri veya Türkmenleri ile aynı �Yörük grubu� olarak ele alan Hüseyin Şekercioglu, bunlarin �Oğuzların Kızıl Oğuz boyundan olduğu� düşüncesindedir. 1041 yılı civarında Hazar Denizi�nin güneyinde ve güneybatı bölgesinde Tahran, Kazvin, Reşt, Zencan ve Tebriz bölgelerinde oturan, �Kızıl Özen� veya �Kızıl Ören� Irmağı bölgesinde yaşayan ve İldeniz hükümdarlarından Arslan Şah�ın oğlu �Kızıl Bey�in oymakları oldukları için bu Türkmenlere �Kızıl Oğuz Türkleri� adı verilmiştir.
Bunları, X. Yüzyılın birinci yarısında müstakil ve kudretli bir devlet olan �Oğuz Yabgu Devleti� içinde ve Büyük Selçuklu Devleti kurulmadan önce, Selçuk�un dört oğlundan birisi olan Arslan Yabgu ile birlikte hareket ederken görüyoruz. Aynı zamanda Türkiye Selçukluları Devleti�ni kuranların ataları da olan Arslan Yabgu, Gazneli Sultanı Mahmud tarafından tutuklanarak hapsedilince (1025), bu bölgeyi terk ederek Horasan�a geçen ve Serahs, Ferave (bugün Kızıl Arvat, Kızıl Ribat) ve Abiverd�e yerleşen 4000 çadırlık Oğuz kümesinin başında, Yağmur, Buka, Gök-Taş ve Kızıl Beyler bulunuyordu. Kızıl Bey daha sonra Gazneli Mesud�un hükümdarlığı sırasında onun hizmetine girdi. Humar-Taş Bey�in idaresinde bazı Türkmen grupları sonradan Irak�a giderek yerleştiler. Horasan Balhan bölgesinde kalan gruplardan ayırmak için bunlara �Irak Oğuzları� denildi. �Kızıllı Oğuzları�, Selçukluların 29 Haziran 1035�de Gazneli ordusunu Nesa Savaşı�nda yenilgiye uğratmalarından sonra �Irak Oğuzları� ile birlikte görüyoruz: Bu zaferden sonra, Selçuklulara çeşitli Oguz oymaklari katildigi halde, �Yağmurlu Oğuzları� ve �Balhan Türkmenleri� ile birlikte �Kızıllı Oğuzları� katılmamış; bir süre İsfahan hakimi Alaü�d-devle�nin hizmetine girmişler, daha sonra onlardan da ayrılarak soydaşları �Irak Oğuzları�na katılmışlardır. Bir süre sonra bu Oğuzlar Rey�deki Oğuzlara katıldılar. Irak Oğuzları 5000 atlı çıkarabiliyorlardı ve bu dönemde başlarında Kızıl, Gök-Taş, Buka, Gız Oğlu, Mansur, Dana (?) ve Anası-Oğlu gibi beyler bulunuyordu. Bunlardan Kızıl ve Buka önce Rey�i , sonra da Hemedan�ı ele geçireceklerdir. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey�in kız kardeşi ile evlendiğini bildiğimiz ve devletin kuruluşunda Selçuklulara büyük destek veren Kızıl Bey, takriben devletin kuruluşundan sonra 1040 veya 1041�de ölmüş, Rey Şehri civarında gömülmüştür. Tuğrul Bey�e bağlı olan bu Kızıl Oğuz Türkmenleri, başlarında Mansur, Gök-Taş, Buka Beyler olduğu halde Anadolu�ya yapılan akınlarda aktif olarak rol aldılar. Sultan Alp Arslan ve Sultan Melikşah dönemlerinde Alp Arslan�ın yeğeni Sadettin Bey�in emrine giren Kızıl Oğuzlar, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ve Zaferi�nden sonra Kars, Erzurum, Erzincan ve Sivas illerine doğru akınlara başlayarak Sivas ve Tokat arasındaki Kelkit Vadisi�ni ele geçirdiler.
Türkiye Selçukluları�nın son zamanları ile Anadolu Beylikleri döneminde Ankara�nın idaresini elinde bulunduran Ankara Valisi �Kızıl Bey� de bu Kızıl Oğuz Türkmenlerinden idi. Selçuklu Devleti�nin �iskan� politikaları çerçevesinde Tokat, Amasya, Konya, Karaman, Ankara, Aydın, Isparta, Balıkesir, Bolu, Kastamonu ve Sinop illerine yerleştirilen Kızıl Oğuz Türkmenleri; 1410�da Reşadiye ve Mesudiye arasındaki �Kızıl Özenliler Yurdu� olarak anılan (bugünkü Reşadiye-Kızıl Ören Köyü civarı) bölgede �Kızıl Ahmetliler� isimli bir de beylik kurdular. Beyliğe adını veren Kızıl-Oğlu Ahmet Bey ve kardeşleri, Amasya, Tokat, Çorum ve Sivas, Ordu, Samsun, Giresun ile Şebinkarahisar�ı ele geçirdiler. Kızılırmak ve Yeşilırmak bölgesine hakim oldular. 1424 yılında Sultan II. Murat�ın emri ile Amasya Valisi Yörgüç Paşa, Kızıl-Oğlu Ahmet Bey ve diğer ileri gelenleri Amasya Kalesi�ne davet ederek ortadan kaldırdı. Kızıl Oğuz Türkmenleri de Anadolu�nun çeşitli yerlerine dağıtıldılar. Kızıl Oğuz Türkmenleri�nin büyük bir bölümü, Fatih Sultan Mehmet zamanında Evrenos-Oğlu Ali Bey komutasında Rumeli�de fethedilen Selanik, Manastır ve Yanya illerine yerleştirildiler. Son İsfendiyar-oğulları Beyi ve Osmanlıların Kastamonu Valisi Cemalettin Kızıl Ahmet Paşa, 1515�lerde Bayburt Sancak Beyi olan Mirza Mehmet Bey ve Bolu Sancak Beyi olan babası Kızıl Ahmet Bey ile III. Murat zamanında Rumeli Beylerbeyi olan Kızıl Ahmetli Şemsi Paşa Kızıl Oğuz Türkmenlerindendi.
Merhum Prof. Dr. Faruk Sümer�in XVI. yüzyıl Tahrir Defterleri�ne dayanarak yaptığı araştırmalara göre, XVI. yüzyılda Anadolu�da Kızıl Oğuz Türkmenleri�ne bağlı �oymaklar� şuralarda görülmekteydi: Maraş�tan Ankara, Kayseri, Kirşehir�e kadar olan sahada yayilmiş bulunan �Dulkadırlı Eli�ne bağlı �Kızıllu� oymağı. Boz-Ulus�un bir kolu olan �Diyarbekir Türkmenleri�ne bağlı �Koca-Hacılu� oymağı. Boz-Ulus�un �Dulkadırlı� oymaklarından �Kızıl-Kocalu� oymağı. �Boz-Ok Eli� (bugünkü Yozgat bölgesi)�ne bağlı Kara-Taş�ta �Kızıl-Kocalu�, Ak-Dağ�da �Kızıl-Kocalu�, Sorgun�da �Kızıl-Kocalu� oymakları. �Menteşe Eli� (bugünkü Muğla yöresi)�nde �Kızılca-Yalınc� ve �Kızılca-Keçilu� oymakları. Bilindiği gibi �yer adları�, kültür tarihi bakımından çok büyük bir önem taşır. Anadolu�nun ve Rumeli�nin Türkleşmesinde de görüldüğü gibi Türkler, çeşitli geleneklere bağlı olarak yer adı vermektedirler. Bazen milli kültürün bir parçası olarak Orta Asya�daki yer adları, Anadolu ve Rumeli�deki benzer yerlere verilmiştir. Bazen, bir boy veya oymak yerleştiği yere boyunun veya oymağının adını vermiştir. Bazen, boy beyi veya boyun bir büyüğünün adı verilmiştir. Arazi şekline, yerleşme esnasındaki bir olaya, eski bir totem olan ve silik izleri hatıralarda devam eden bir hayvanın adına göre de isim verilir veya alınırdı. Anadolu�da dün ve bugün gördüğümüz bütün �Kızıl� sözü ile başlayan yer adlari da bu gelenek çerçevesinde, işte bu Kizil Oguz Türkmenlerin hatiralarini taşir. Bazi misaller şu şekilde verilebilir: Kizil-irmak, Kizilca-hamam, Kizilca-viran (bugünkü Kizilca-ören) (XVI. Yüzyil, Bayburt Sancak Merkezi), Kizilca-kent (XVI. Yüzyil, Bayburt, Kelkit), Kizilca (XVI. Yüzyil, Bayburt, Tercan-i Süfla), Kızıl-köy (Afyon, Bursa), Kızıl-çakçak, Kızıl-ziyaret (Ağrı), Kızıl-öküz (Kars), Kızıl-ırmak, Kızıl-dağları (Suşehri, Refahiye, İmranlı arasında), Kızıl-kuyu, Kızıl-lar, Kızıl-yaka, Kızıl-ören (Karaman�ın köyleri).

hurbyy
05-16-2008, 08:28 PM
Kasabamız Coğrafyası

Kızılcaören�in Atatürk(Karabalçık) ve Ağılyanı olmak üzere iki adet mahallesi bulunmaktadır. Atatürk Mahallesi Kasabanın 500 metre batı istikametindedir. Mahalle 15 hane ve 125 nüfusa sahiptir. Etrafı orman ve çayırlıklarla çevrili olan bu mahallenin daha önceden güzle olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ağılyanı Mahallesi ise, Kasabamızın kuzeyinde ve merkeze 1 kilometre uzaklıkta olup 14 hane ve 110 nüfusa sahiptir.
İKLİMİ
Kızılcaören ormanlıklarında yeşilin bütün tonlarını, havanın en temizini, suyun en berrak ve kalitelisini barındıran bir sağlık kaynağıdır. Bu ormanlarda birçok çiçeği, böceği, kelebeği ve kuşu buralarda bulabilmek mümkündür. Kızılcaören ormanlarında çok çeşitli bitki örtüsü görenleri hayrete düşürmektedir. Eğer ormanlık alanlarının sağlık açısından yararlanmak isterseniz çekinmeden buralara gelinebilir. Hatta buralar açık bir eczane gibidir. Çünkü kızılcaören ormanları gerek havasıyla gerekse suyu ve gerekse çam ormanlarının çam kokusuyla adeta insanın ömür katmaktadır. Bu nedenle gurbette bulunan kızılcaörenli hemşehrilerimiz yaza aylarındaki tatillerini devamlı olarak ormanlıklarda bulunan gözlerde, kaynak sularında piknik yaparak geçirmektedirler.

Kızılcaören kasabası karasal iklime sahip bir kasabadır. Rakımı yüksek olması sebebiyle kışları çok sert ve kar yağışlı geçmektedir. Oysa yaz aylar sıcak olup akşamları serin olmaktadır. Kızılcaören kasabasında haziran ve temmuz aylarında soba dahi yakılmaktadır. Kasabaya yağışlar en çok ilk baharda yağmaktadır. Kızılcaören Kasabasının bitki örtüsü genellikle ormanlık , çayırlık ve tarlalarla kaplı bulunmaktadır. Bu ormanlarda çoğunlukla kızıl çam, sarı çam, kayın (gürgen) bulunmaktadır. Ormanlık alanların dışında kalan kısımlarda tarla ziraatı yapılmakta ve ağırlıklı olarak buğday,arpa, çavdar, yulaf gibi ürünler üretilmektedir. Yine kasabamızda bulunan çayırlılarda da ot yetiştirilmektedir.Ayrıca bostanlarda patates bahçelerde de fasulye, kara lahana, salata, kıvırcık yetiştirilmektedir

Kızılcaören kasabası ormanlık ve çayırlık bir yapıya sahip bulunmaktadır. Bu nedenle doğal bitki örtüsü yönünden oldukça zengindir. Eğimli arazide sırlanmış bulunan orman ürünleri özellikle ilkbahar aylarında yeşilin her tonunu sergilerler. Bu orman örtüsü içerisinde etrafı ağaçlarla çevrili çağlayanları, gölleri, piknik yerleri ve kaynak sularına rastlamak mümkündür. Kasabamız da ayrıca son zamanlarda yayla turizmde gelişmiştir. Kasabamızın doğal güzellikleri : Göller, çağlayan, kaynak suları, piknik alanları ve güzleler olarak sırlanmaktadır.

Kasabamızın güney batısında bulunan kurt gölü, kancaları mevkiinde bulunan küçük iskender gölü, karabalçık mevkiinde bulunan Mehmet bey sazlığı ve tatarlı mevkiinde bulunan tatarlı gölüdür.

Kurt gölü
Kasabamızın güney batısında bulunan çevresi yetişkin çam ormanlarıyla kaplıdır. Kışın su bakımından zenginleşen göl, yaz aylarında iyice azalmaktadır bu nedenle kurt gölü kışın göl yazın mesire bir piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Hatta Kızılcaören belediyesi kurt gölünde geleneksel olarak her yılın temmuz ayının 3 ncü haftasında kurt gölü festivalleri düzenlenmektedir. Hafta sonlarında Reşadiye ve çevre köylerden piknik yapmak için bir çok insanın gelip piknik yaptıkları bilinmektedir.

Çağlayan
Çağlayan şelalesi Kızılcaören kasabasının Ağılyanı mahallesinin doğusunda bulunmaktadır.Bu çağlayan şelalesinin yükseltisi 10 olup şelalenin önünde küçük bir gölet bulunmaktadır.Bu gölette kasabanının çevre halkının yazın sıcak günlerinde yüzerek burada serinledikleri bilinmektedir.Çağlayan şelalesini besleyen dereler orman içlerinden çıkarak Eymür köyü, Fındıcak köyü, Hamzallı köyü ve Danişment köyünden gelen sularla birleşerek o güzel çağlayanda şelalesinin görünümünü oluşturmaktadır.

Kaynak suları
Kasabanın kaynak suları temiz ve boldur. Kibar gözünden gelen Büyük pınar, Coruk pınar, Dereçayır pınar, Yangın Halil pınarı, Tiryakioğlu pınarı, Zıngıroğlu pınarı, ve Menekşe pınarı v.b. olarak sıralanabilir. Susaklıca taştekne mevkinde çamlar, yabani naneler ve doğal tereler arasında çıkan menba suyu da soğuk ve pek sağlıklıdır. Kibaroğlu gözü adındaki yerden kaynayarak çıkan su çok soğuk ve berrak temiz bir kaynak suyudur. Ayrıca bu kaynak suları yazın o çok sıcak günlerde buz gibi sulardır.Kızılcaören kasabasına yakın Melik çayırı civarında Menekşe Pınar nın büyük bir şöhreti vardır ki bu memba suyu başında kuzu çevirme ziyafetleri yapılır.

Piknik Alanları
Kasaba piknik alanları olarak çok geniş piknik alanların sahiptir. Bu piknik alanlarının başında Kurt gölü gelmektedir. Ayrıca Menekşe pınarı, deve çayırları, inek alanı yaylası, turnalıklardır.

hurbyy
05-16-2008, 08:28 PM
Kurt Gölü Festivali 30 Senedir Yapılmayan yapıldı .........
Bu sene ilkini yaptığımız amacı Kızılcaörenli gençlerimizin birbirlerini daha iyi tanıma kaynaşma ve birlik beraberlik pikniği yapılmıştır.Gelenekselletirmeyi düşündüğümüz bu pikniğimizden önümüzdeki senede daha kapsamlısı yapılacaktır Konuyla ilgili resimleri Fotoğraf bölümünde Video ları Forum bölümü kasabamız videoları bölümünden bakabilirsiniz

http://www.kizilcaoren.org/images/CZF_10.jpg






İlki 2000 yılında yapılan ve geleneksel hale getirilen Kurt gölü festivalimizin bu sene 7.si yapılacak Bu sene yapılacak olan festivalimizin tarihi belirlenince sitemizden duyuru yapılacaktır

http://kizilcaorenkasabasi.googlepages.com/festival.jpg
http://kizilcaorenkasabasi.googlepages.com/festival1.jpg

__lasonil__
05-16-2008, 08:28 PM
ya düşünüyorum resadiyeli kimvardı bulamıyorum catladım ama kebabınız cok güzel :)

hurbyy
05-16-2008, 08:29 PM
Komşularımız
BAYDARLI KASABASI
Kasaba, Orta Karadeniz'de Tokat ili sınırları içerisinde Reşadiye'ye bağlı Ordu ili sınırı ile bağlantılı bir yerleşim alanıdır. İlçeye olan uzaklığı 29 Km olup, 1350 rakımındadır. Kasabanın sınırları Güneyden Kuzeye doğru 12 Km, Doğudan Batıya doğru 6 Km uzunluğunda olup, oldukça geniş bir coğrafi yapıya sahiptir. Yerleşim alanı hafif meyilli Güneyi ahlatlı ovası batısı akar sularla çevrili, kuzeyi orman örtüsü ile kaplıdır. Tarihte bölge,ı Hitit�lerin Pers�lerin Roma ve Bizans imparatorluklarının hakimiyetinde kalmış. 1015 ten itibaren Anadolu�ya başlayan Türk akınlarından sonra,1071 Malazgirt Zaferi İle Türk toprağı olmuştur. Baydarlı'nın da içinde bulunduğu bölge, Fetihten sonra Anadolu Selçuklu Devleti�ne bağlı Danişmentoğlu beyliği sınırları içine alınmıştır.
Daha fazla bilgi için : http://www.baydarli.bel.tr (http://www.baydarli.bel.tr/)

ÇAKIRLI KÖYÜ
ilçenin kuzeydoğusunda olan Çakırlı,ilçe merkezine 23 km mesafededir. Köyün ne zaman kurulduğu kesin olmayan söylentilere dayanmaktadır. Köyün yaşlılarına göre, köyün tarihi yedi kuşak öteye dayanmaktadır. Buda 450- 500 yıl gibi bir zaman dilimi demektir. Köyün yedi mahalleden oluştuğu bugün bunlardan sadece Çakırlı�nın kaldığı diğerlerinin zamanla yok olup gittiği bu mahallelerin, Akça Mehmet, Avlakeçi, Çayır, Delmeler, Kedi Çayırı, Köşkeryanı, Paşabostan olarak adlandırıldığı rivayet edilmektedir. Köyde bugün hale 65 hane 160 nüfus yaşamaktadır. Yazın bu nüfus zaman zaman 400 ü bulmaktadır. Bir orman köyü olmasına rağmen yakacak dışında orman ürünlerinden yararlanmayan Çakırlı�nın ekonomisi daha çok tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.
Daha fazla bilgi için: http://www.cakirlikoyu.com (http://www.cakirlikoyu.com/)

DANIŞMENT KÖYÜ
İlçe merkezinin kuzeydoğusunda, ilçeye 30 km. mesafede yer alan Danişment Köyü'nde toplam 60 hanede 108(2000 Sayımı) kişi yaşamaktadır. Köyün tarihi ile ilgili söylenti ise şöyledir; Köy, çok eskilere dayanır. Ne zaman ve nasıl kurulduğu ke*sin olarak bilinmemekle birlikte 1080 yılında kurulduğu söylenmektedir. 1084 tarihinde Tokat'ı fetheden Danişment Gazi, buralara kadar gelerek köyün batısındaki deve çayırında otağ kurarak bura*ları zaptetmiştir. Köy ve çevresinin zaptı sırasında ölenlerden üst seviyedeki kişilerin halen köydeki Bey Mezarlığı denilen mezarlıkta yattıkları da kuvvetli bir ihtimaldir. Köyün adının da Danişment Gazinin adından dolayı verildiği söylenmektedir. Bir söylentiye göre de köy, şu şekilde ad almıştır: Bu köyde büyük şahsiyetler varmış. Başka yerlerden gelenler bir konu hakkında bu kişilere danışırlarmış. Bundan dolayı köyün adı Danişment olarak kalmıştır.

Daha fazla bilgi için: http://www.danisment.biz (http://www.danisment.biz/)

ÇINARCIK (FINDICAK) KÖYÜ
Çınarcık Köyü üç mahalleden meydana gelmiştir. Bunlar; Fındıcak, Hamzalı ve Cağat mahalleleri olup üçü birden eski adı İskefsir Fındıcak olan Çınarcık Köyü�nü meydana getirirler. Hamzalı ve Cağat mahallerine ilk gelenler Büyük ve Küçük Ahmet�tir. Büyük Ahmet Hamzalı�ya Küçük Ahmet de Cağat mahallesine yerleşerek buraları mahalle yapmışlardır. Fındıcak�ta ise çeşitli zamanlarda Acem oğulları, Rumalioğulları ve Melet oğulları gelip yerleştikleri, burayı bir mahalle olarak kurdukları bilinmektedir. Cağat mahallesinin ilk ismi Yol Bilen Mahallesidir. İlk yerleşim yeri de Danişment Köyü ile Hamzalı Mahallesi arasındadır. Buralarda yılanların çok olması ve bir çocuğun yılan sokmasından ölümü üzerine şu anda oturdukları Koyak Dağı eteğindeki yere yerleşmişlerdir. Köyün tarihi çok eskidir. Ancak ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Önceleri Mesudiye�ye bağlı iken sonradan Reşadiye�ye bağlanmıştır. Eskiden 10 hane olan Cağat mahallesinde şu anda kimse yaşamamaktadır.

Daha fazla bilgi için: http://www.cinarcikkoyu.com (http://www.cinarcikkoyu.com/)

EYMÜR KÖYÜ

İlçenin doğusunda ilçeye 26 km mesafede şirin bir orman köyüdür. Tokat hududunun Ordu hududu ile ayrım noktasındadır. Köy, Danişment köyünden ayrılma bir parçadır. Rivayete göre yaklaşık 450 yıl önce ilk olarak Keleşoğulları Danişmentten gelerek buraya yerleşmişlerdir. Köy tarihini ortaya koyacak herhangi bir kayıt veya eser bulunmamaktadır. Daha sonra Gürcüoğlu diye anılan Mehmet Efendi burada İmam iken köylüden talep ettiği iki derenin arası kendisine verilerek burada kalması sağlanmıştır. Bundan sonra Gödükoğulları, Omaroğulları, Küldüroğulları, Kamçıoğulları Danişmentten ayrılarak köye yerleşmişlerdir. Veyisoğulları Erek tarafından gelmişlerdir. Köy, adını güzelliğinden almış olduğu rivayet edilir. Şöyleki; İnek alan yaylasına yakın olması ve meraların hayvancılığa elverişli olması sebebiyle halk Danişmentten koparak ��Burası eyidir.�� Yani tam bize göre buraya yerleşelim diyerek köy haline gelmiş daha sonra Eymür olarak günümüze böyle geldiği söylenir. Yerleşimden önce Danişment halkı Güzle olarak zaten burayı kullanırmış. Ancak, Eymür adının tarihden gelen, Bozokların kolu ve bir Türk boyu olduğunu unutmayalım. Hatta öyle ki, Türkiye�nin birçok yerinde Eymür köyü vardır ve bunlar akrabadır. Kanaat odur ki, köye ilk yerleşenler Bozokların Eymür kolundandır ve kendi kollarının adını vermişlerdir. Köy İlkokulu 1961 yılında açılmıştır. Köyün içme suyu kanalizasyonu ve telefonu mevcuttur. Ulaşım köye, yaylaya ve hatta ormanların içine kadar rahatca sağlanır. Rakımı 1500 metredir.

Daha fazla bilgi için: http://www.eymurdernegi.org (http://www.eymurdernegi.org/)

hurbyy
05-16-2008, 08:48 PM
Belediye Başkanlarımız
*************************************
Cemil Aldemir
Doğum Yılı : 1937-Reşadiye
http://www.kizilcaoren.org/images/793_cemilaldemir.jpg
1977-1980, 1984-1989

*************************************
Efdal Aldemir
Doğum Yılı : 1923-Reşadiye


http://www.kizilcaoren.org/images/EA3_efdalaldemir.jpg

1980-1984

**************************************

Erdoğan Çakır
Doğum Yılı : 1941-Tokat

http://www.kizilcaoren.org/images/185_erdogancakir.JPG
1989-1994
*************************************
Temel Başaran
Doğum Yılı : 1944-Reşadiye


http://www.kizilcaoren.org/images/1EF_temelbasaran.jpg
1994-1999


*************************************
Orhan Mısırlı
Doğum Yılı : 1944-Reşadiye

http://www.kizilcaoren.org/images/153_orhanmisirli.JPG
1999-2004

*************************************
Kenan Başaran
Doğum Yılı : 1946-Reşadiye

http://www.kizilcaoren.org/images/C59_kenanbasaran1.JPG
2004-

hurbyy
05-16-2008, 08:48 PM
Muhtarlarımz
*************************************

Cumhuriyet Mahallesi
Mehmet Başçuhadar
http://www.kizilcaoren.org/images/452_mehmetbascuhadar.JPG
*************************************

Atatürk (Karabalçık)Mahallesi
Adem Çakır
http://www.kizilcaoren.org/images/AC1_ademcakir.jpg

*************************************

Ağılyanı Mahallesi
Turgut Mısırlı
http://www.kizilcaoren.org/images/EZ1_turgutmisirli.JPG

*************************************

2be!
05-16-2008, 08:50 PM
teşekkürler paylaşım için :)

tarikozturk
07-17-2008, 04:59 PM
selam bende kızılcaören'liyim
tarık öztürk ankara'da oturuyorum