hurbyy
08-14-2006, 03:10 AM
http://www.millisimge.de/hartr.gifhttp://www.millisimge.de/orhon1.jpghttp://www.millisimge.de/hartr.gif
BATI TRAKYA TÜRKLERİ
Türkler, Yunanistan'a Gazi Evrenos'un önderliginde 1370'lerde girmisler ve ilk olarak Vardar vadisi ile Yenitsa'ya yerlesmisler ve diger bölgelere buradan geçmislerdir. Yunanistan, bagimsizligini ilan ettigi 1828 yilina kadar 460 yil boyunca Türk hakimiyetinde kalmistir. Yunanistan'daki Türkler'in nüfus yogunlugunu teskil ettigi Bati Trakya; Meriç Nehri, Karasu, Rodop Daglari ve Ege Denizi arasinda yer almaktadir.
Yüzölçümü 15.000 km² olan Bati Trakya'nin 1910'daki nüfus dagilimi söyledir: 325.000 Türk, 56.000 Bulgar, 30.000 Yunan, 11.000 Müslüman Gagavuz Türkü, 3.500 Yahudi, 1.600'ü Müslüman olan 4.000 Çingene, 850 Ermeni olmak üzere toplam 430.350 kisi.
Bu nüfus yogunlugu sebebiyle Bati Trakya Türkleri, ilk olarak 1878'de Çirmen Kasabasi'nda "Rodop Türkleri" hükümetini kurmuslardir. Bu hükümet L886'ya kadar sekiz yil yasamistir. Ikinci olarak 31 Agustos 1913'te bagimsiz "Bati Trakya" hükümeti kurulmus; ancak bu sefer 52 gün yasayabilmistir. 15 Ekim 1919'da Fransiz himayesinde kurulan "Bati Trakya" hükümeti ise 23 Mayis 1920'de yikilmistir.
1922 yilinda Yunanistan'la Türkiye arasinda yapilan mübadele anlasmasiyla 1.200.000 Türk, Yunanistan'dan Türkiye'ye, 1.300.000 Hiristiyan da Türkiye'den Yunanistan'a göç ettirilmistir. Bugün Yunanistan'da Hiristiyan oldugu için Türkiye'den gönderilen, fakat Yunanca'yi sonradan ögrenen ve evinde Türkçe konusan, Türk müzigi dinleyen çok sayida insan vardir.
Türk heyetinin Lozan'da sundugu rakamlara göre 1923'te Bati Trakya'da toplam nüfus 191.699'dur. Bunun 129.120'si Türk (%67), 33.910'u Yunan (%18), geri kalani ise Ermeni, Bulgar ve Yahudi'dir.
Türkler, Yunanistan'da 4,5 asir süren bir hakimiyetten sonra, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Anlasmasi'nin 38.-45. maddeleriyle hukuku belirlenen bir azinlik durumuna düsmüslerdir. Lozan'da imzalanan anlasmada 38. madde medeni, siyasi haklari ve ana dilini kullanma hakkini; 40. madde yasalar önünde esitligi; 41. madde Türk ilk okullarinda Türkçe'nin kullanilma serbestligini ve egitimde Yunanca'nin zorunlulugunu; 43. madde din ve inançla ilgili uygulamalardaki hürriyeti; 44. madde bu hükümlerin Uluslararasi Adalet Divani'nin teminati altinda oldugunu; 45. madde Türkiye'nin gayri Müslim halka verdigi haklari Yunanistan'in da kendi topraklarinda yasayan azinliklara verecegi konusundaki teminati düzenlemektedir.
1922'deki nüfus degisiminden ve Lozan Anlasmasi'ndan sonra Bati Trakya'daki Türkler'in sayisi geçmise göre azalmis olmasina ragmen, II. Dünya Savasi'ndan sonra Yunanistan'da baslayan iç savaslar esnasinda 1 Ocak 1947 yilinda Bati Trakya'da dördüncü Türk devleti kurulmus, iki buçuk sene yasadiktan sonra 25 Agustos 1949'da yikilmistir.
Atatürk 1936'da Yunan Basbakani Metaksas ile konusurken Bati Trakya Türkleri'nin Lozanla Yunan Devleti'ne emanet edildigini, onlarin rahat ve huzurunun garantisinin Istanbul'daki Rumlar oldugunu söylemistir. Ancak Yunanistan'dan ilticalar araliksiz sürmüs, 1960 yilina kadar 197.700 Türk Türkiye'ye göçmüs; 5.500 kisi ise sinirdan geçerken öldürülmüstür. Yunanistan'daki baskiya dayanamayarak basta Türkiye olmak üzere Almanya, Avusturya, Avustralya ve Amerika Birlesik Devletleri'ne göç edenlerle birlikte Bati Trakya kökenli Türkler 1.000.000'u bulmaktadir.
Bugün Yunanistan'da 150.000 kadar Türk'ün yasadigi ve genel nüfusun %1.5'unu teskil ettikleri tahmin edilmektedir. Türkler'in yasadigi bölgeler, Gümülcine, Iskeçe ve Dedeagaç'tir. Ayrica Dimetoka ve Sofu'da da çok sayida Türk yasamaktadir.
Bati Trakya'nin toplam nüfusu 360.000, bu bölgedeki Türk nüfusu ise 120.000-130.000 arasidir (%33-%36). Bati Trakya'nin disinda Rodos ve 12 Adalar'da yasayan belli bir Türk nüfusu bulunmaktadir. Ayrica Istanbul ve Anadolu'dan göçen 70.000 civarinda Rum halen Atina'nin Nea Smirni bölgesinde yasamakta ve Türkçe'yi ikinci dil olarak kullanmaktadir.
Bunlardan baska Rodoplar'in Bati Trakya kisminda 40.000 civarinda Pomak Türkü yasamaktadir.
Pomaklar, Bulgaristan'da oldugu gibi, Yunanistan'da inkar edilmeye çalisilmaktadir. Yunanlilar da Bulgarlar gibi Pomaklar'i kendi yanlarina çekmek için çaba sarf etmektedirler. Bu çabalarin bir parçasi olarak Pomaklar'in Makedonyali Iskender'in torunlari olduklari ve Pomak adinin "savas disi kalmis" anlamina gelen Apomahos veya "çok içki içen" anlamina gelen Poma sözünden geldigi yolunda iddialar öne sürmektedirler.
Günümüz Yunancasi'nda Türk sözü, Türk yurttasini, Türkçe konusan ve Islam dininden olan birini anlatmak için kullanilir.
Bugün Bati Trakya'da 300 kadar cami açiktir. Türkçe egitim veren çok sayida ilkokul, 2 ortaokul ve 2 dini okul vardir. Yüksek ögretim ise tamamen Yunanca'dir. Yunanistan'da egitim veren ilkokullarin ders kitaplari 1938'e kadar Türkiye'den gitmistir. 1954'te bu uygulama yeniden baslamis ve bir müddet daha devam etmistir.
Bütün anlasma hükümlerine ragmen Yunanistan Türkleri'nin milli haklari büyük ölçüde kisitlanmis, dini haklarindan bazilari serbest birakilmistir. Fakat son zamanlarda dini haklar da tehdit altina sokulmustur. Lozan hükümlerine göre Türkler'e ait olan müftü seçme hakki bile gasp edilmistir. Yunanistan'da Türkler'e uygulanan baskilarin çigirtkanligini hep Yunan basini üstlenmis ve estirilen terör havasiyla Türkler'e ait basin organlari yildirilmaya ve susturulmaya çalismistir.
Yunanistan'da yasayan Türkler Lozan Anlasmasi'ndan beri her zaman birkaç yayin organina sahip olmuslardir. Eski ve yeni harflerle altmistan fazla gazete ve dergi yayinlanmistir. Bunlardan bazilari "Azinlik Partisi", "Bati Trakya", "Alis", "Birlik", "Ögretmen", "Yeni Ziya", "Trakya" ve "Ülkü" 'dür. Bu gün ise Bati Trakya'da Türkler, "Akin", "Gerçek", "Ileri", "Yanki" "Trakya'nin Sesi" gazeteleri; "Yuvamiz", "Safak", "Hakka Davet", "Arkadas" adli çocuk dergileri yayinlanmaktadir. Ayrica göçmen olarak Bati Trakya'nin disinda hayatini sürdüren Bati Trakya Türkleri, Türkiye'de "Bati Trakya'nin Sesi", "Bati Trakya", "Yeni Bati Trakya", Almanya'da "Yeni Adim" adli yayin organlarini çikarmaktadirlar.
Bu faal basin hayatinin yaninda, onunla birlikte yürüyen bir Türk Edebiyati'na da sahip olan Yunanistan Türkleri'nin yazar ve sairleri, azinlik olarak yasamanin acilarini, milli kimliklerini korumanin mücadelesini, Türklük ve Bati Trakyalilik duygularini islemislerdir Yunanistan Türkleri arasinda edebiyatla milli fikirler ve milli varlik mücadelesi bütünlesmistir. Siyasi ve sosyal alanlarda 1995 yilinda sehit edilen Sadik Ahmet'in açtigi bayrak dalgalandirilmaktadir.
Bati Trakya Türkleri, Türkiye Türklügü'nden koparilmadan önce pek çok fikir ve devlet adami, yazar ve sair yetistirmis ve sahip oldugu müsterek sözlü edebiyat zenginligini günümüze kadar devam ettirmistir.
Bugünkü Bati Trakya Türk Edebiyati siir, hikaye, roman, tiyatro ve tercüme alanlarinda devam etmektedir. 20'ye yakin sürekli siir yazan, 30 civarinda da diger edebi türlerle birlikte veya ara sira siire de yer veren sairler bulunmaktadir. 1970'li yillardan sonra yogunlasan göç sebebi ile Türkiye, Almanya ve Avustralya'ya yerlesmis olan pek çok Bati Trakyali sair bu ülkelerde eser vermeye devam etmektedir.
Lozan Anlasmasi'ndan sonraki 70 yillik süre içinde siirleri ve yazilari ile Türkiye'de taninan Ali Riza Saraçoglu, Hüseyin Mazlum ve Hüseyin Alibabaoglu siirlerini kitaplastirmislardir. Bu üç saire ait 11 kitap bulunmaktadir. Bunlardan 9'u Gümülcine'de ikisi de Istanbul'da basilmistir. Türkiye'de Türk Dili ve Edebiyati ögrenimi gördükten sonra bazi özel okullarda ögretmenlik yapan ve Bati Trakya Türk kültürü ve edebiyati ile ilgili çalismalari bulunan Resit Salim'in siirleri "Safak" ve "Ileri" gibi yayin organlarinda yayinlanmis, Türkiye'de "Güneysu" dergisinin 1991'de düzenledigi bir yarismada jüri özel ödülü almis ve Kültür Bakanligi'nin yayinladigi "Yunus Emre'ye Siirler" adli antolojiye alinmistir. Salim, siirlerinde Rumelilik, Bati Trakyalilik, Türk Tarihi, Osmanli dönemi ve Türk Dünyasi gibi konulari islemektedir.
Bati Trakyali yazar ve sairler nadiren bölge agzina yer verseler de büyük çogunlugu Türkiye Türkçesi'ne ve Türkiye Türkçesi imla özel1iklerine bagli kalarak eser vermektedirler. Bu çizgide eser veren bir kisim sairlerin Osmanli Türkçesi veya Öztürkçe olarak adlandirilan yeni kelimeleri kullanmaya çalistiklari görülmektedir. Bati Trakya Türk sairleri, hece ve aruz veznini de zaman zaman kullanmakla birlikte, genellikle serbest vezinle milli-dini, toplumcu ve serbest çizgide içe kapanik, sevgi konulu eserler vermektedirler. Bu içe kapanikligin tabii bir sonucu olarak mahlas veya rumuz kullanma aliskanligi oldukça yaygindir. Bir kaç istisna disinda genellikle baski sebebiyle 40 kadar sair ya Naim Filiz gibi yarim adla ya Ögretmen, Dumanlidag, Gerçekçi gibi takma adlarla veya A.A., E.E., Gücem gibi kisaltmalarla, hatta üç yildizli (***) sembollerle siir yazmak zorunda kalmislardir.
Türklük suuru, Atatürk sevgisi, dini temalar, esaret duygusu, toplumculuk, çocuk, mahalli özellikler belli basli siir temalaridir.
Bati Trakya Türk siirinde 1960 sonrasinda üç ana egilim görülmektedir:
I) Milli-Dini-Geleneksel Çizgi: Asim Haliloglu, Ali Riza Saraçoglu, Hüseyin Mazlum ve Salih Halil bu çizgiyi sürdürmüslerdir.
II) Toplumcu Çizgi: Mehmet Çolak, Ibrahim Onsunoglu ve Refika Nazim bu çizgiyi olusturmuslardir.
III) Bagimsiz Çizgi: Mustafa Tahsin, Rahmi Ali, Naim Kazim, Hüseyin Alibabaoglu bu çizgide eser veren sairler olarak degerlendirilmislerdir.
Hüseyin Alibabaoglu, Kadir Ali ve Mücahit Mümin'in siirlerinde ise ironizm ve içe dönüklük hakimdir.
Bati Trakya Türkleri, Türk-Yunan dostluguna katkida bulunmak amaciyla Yunanca'dan bazi eserleri Türkçe'ye çevirmislerdir, hatta bazen mitolojik devir kahramanlarini eserlerinde bir motif olarak kullanmislardir. Ancak hiç bir zaman Yunanca eser vermemislerdir.
Mehmet Hilmi, Mehmet Arif (Kemal Sevket Batibey) Bati Trakya Türklügünün meselelerini isleyen hikayeler yazmislardir. Bu günkü hikayeciler arasinda Rahmi Ali ön plana çikmistir. Roman alaninda Mehmet Arif (Kemal Sevket Batibey) "Ve Bulgarlar Geldi", "Üzeyir Aga" adli eserlerini, Rahmi Ali de "Girdaptakiler" romanini yazmistir. Tiyatro türünde "Sevda Pesinde" ve "Zamane çocugu" anilabilir. Bati Trakya'da çocuklar için verilen eserler de oldukça canli ve basarilidir.
Bati Trakya Türkleri Edebiyati, özellikle son yillarda Türkiye'de, Türk Dünyasi'nda ve dünyanin diger ülkelerinde taninmaya basladi. Bati Trakya Türkleri edebiyatindan bazi örnekler, Türkiye disinda Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Türkmenistan, Makedonya, Ingiltere, Avustralya, Almanya, Bulgaristan gibi ülkelerde yayinlanmistir.
BATI TRAKYA TÜRKLERİ
Türkler, Yunanistan'a Gazi Evrenos'un önderliginde 1370'lerde girmisler ve ilk olarak Vardar vadisi ile Yenitsa'ya yerlesmisler ve diger bölgelere buradan geçmislerdir. Yunanistan, bagimsizligini ilan ettigi 1828 yilina kadar 460 yil boyunca Türk hakimiyetinde kalmistir. Yunanistan'daki Türkler'in nüfus yogunlugunu teskil ettigi Bati Trakya; Meriç Nehri, Karasu, Rodop Daglari ve Ege Denizi arasinda yer almaktadir.
Yüzölçümü 15.000 km² olan Bati Trakya'nin 1910'daki nüfus dagilimi söyledir: 325.000 Türk, 56.000 Bulgar, 30.000 Yunan, 11.000 Müslüman Gagavuz Türkü, 3.500 Yahudi, 1.600'ü Müslüman olan 4.000 Çingene, 850 Ermeni olmak üzere toplam 430.350 kisi.
Bu nüfus yogunlugu sebebiyle Bati Trakya Türkleri, ilk olarak 1878'de Çirmen Kasabasi'nda "Rodop Türkleri" hükümetini kurmuslardir. Bu hükümet L886'ya kadar sekiz yil yasamistir. Ikinci olarak 31 Agustos 1913'te bagimsiz "Bati Trakya" hükümeti kurulmus; ancak bu sefer 52 gün yasayabilmistir. 15 Ekim 1919'da Fransiz himayesinde kurulan "Bati Trakya" hükümeti ise 23 Mayis 1920'de yikilmistir.
1922 yilinda Yunanistan'la Türkiye arasinda yapilan mübadele anlasmasiyla 1.200.000 Türk, Yunanistan'dan Türkiye'ye, 1.300.000 Hiristiyan da Türkiye'den Yunanistan'a göç ettirilmistir. Bugün Yunanistan'da Hiristiyan oldugu için Türkiye'den gönderilen, fakat Yunanca'yi sonradan ögrenen ve evinde Türkçe konusan, Türk müzigi dinleyen çok sayida insan vardir.
Türk heyetinin Lozan'da sundugu rakamlara göre 1923'te Bati Trakya'da toplam nüfus 191.699'dur. Bunun 129.120'si Türk (%67), 33.910'u Yunan (%18), geri kalani ise Ermeni, Bulgar ve Yahudi'dir.
Türkler, Yunanistan'da 4,5 asir süren bir hakimiyetten sonra, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Anlasmasi'nin 38.-45. maddeleriyle hukuku belirlenen bir azinlik durumuna düsmüslerdir. Lozan'da imzalanan anlasmada 38. madde medeni, siyasi haklari ve ana dilini kullanma hakkini; 40. madde yasalar önünde esitligi; 41. madde Türk ilk okullarinda Türkçe'nin kullanilma serbestligini ve egitimde Yunanca'nin zorunlulugunu; 43. madde din ve inançla ilgili uygulamalardaki hürriyeti; 44. madde bu hükümlerin Uluslararasi Adalet Divani'nin teminati altinda oldugunu; 45. madde Türkiye'nin gayri Müslim halka verdigi haklari Yunanistan'in da kendi topraklarinda yasayan azinliklara verecegi konusundaki teminati düzenlemektedir.
1922'deki nüfus degisiminden ve Lozan Anlasmasi'ndan sonra Bati Trakya'daki Türkler'in sayisi geçmise göre azalmis olmasina ragmen, II. Dünya Savasi'ndan sonra Yunanistan'da baslayan iç savaslar esnasinda 1 Ocak 1947 yilinda Bati Trakya'da dördüncü Türk devleti kurulmus, iki buçuk sene yasadiktan sonra 25 Agustos 1949'da yikilmistir.
Atatürk 1936'da Yunan Basbakani Metaksas ile konusurken Bati Trakya Türkleri'nin Lozanla Yunan Devleti'ne emanet edildigini, onlarin rahat ve huzurunun garantisinin Istanbul'daki Rumlar oldugunu söylemistir. Ancak Yunanistan'dan ilticalar araliksiz sürmüs, 1960 yilina kadar 197.700 Türk Türkiye'ye göçmüs; 5.500 kisi ise sinirdan geçerken öldürülmüstür. Yunanistan'daki baskiya dayanamayarak basta Türkiye olmak üzere Almanya, Avusturya, Avustralya ve Amerika Birlesik Devletleri'ne göç edenlerle birlikte Bati Trakya kökenli Türkler 1.000.000'u bulmaktadir.
Bugün Yunanistan'da 150.000 kadar Türk'ün yasadigi ve genel nüfusun %1.5'unu teskil ettikleri tahmin edilmektedir. Türkler'in yasadigi bölgeler, Gümülcine, Iskeçe ve Dedeagaç'tir. Ayrica Dimetoka ve Sofu'da da çok sayida Türk yasamaktadir.
Bati Trakya'nin toplam nüfusu 360.000, bu bölgedeki Türk nüfusu ise 120.000-130.000 arasidir (%33-%36). Bati Trakya'nin disinda Rodos ve 12 Adalar'da yasayan belli bir Türk nüfusu bulunmaktadir. Ayrica Istanbul ve Anadolu'dan göçen 70.000 civarinda Rum halen Atina'nin Nea Smirni bölgesinde yasamakta ve Türkçe'yi ikinci dil olarak kullanmaktadir.
Bunlardan baska Rodoplar'in Bati Trakya kisminda 40.000 civarinda Pomak Türkü yasamaktadir.
Pomaklar, Bulgaristan'da oldugu gibi, Yunanistan'da inkar edilmeye çalisilmaktadir. Yunanlilar da Bulgarlar gibi Pomaklar'i kendi yanlarina çekmek için çaba sarf etmektedirler. Bu çabalarin bir parçasi olarak Pomaklar'in Makedonyali Iskender'in torunlari olduklari ve Pomak adinin "savas disi kalmis" anlamina gelen Apomahos veya "çok içki içen" anlamina gelen Poma sözünden geldigi yolunda iddialar öne sürmektedirler.
Günümüz Yunancasi'nda Türk sözü, Türk yurttasini, Türkçe konusan ve Islam dininden olan birini anlatmak için kullanilir.
Bugün Bati Trakya'da 300 kadar cami açiktir. Türkçe egitim veren çok sayida ilkokul, 2 ortaokul ve 2 dini okul vardir. Yüksek ögretim ise tamamen Yunanca'dir. Yunanistan'da egitim veren ilkokullarin ders kitaplari 1938'e kadar Türkiye'den gitmistir. 1954'te bu uygulama yeniden baslamis ve bir müddet daha devam etmistir.
Bütün anlasma hükümlerine ragmen Yunanistan Türkleri'nin milli haklari büyük ölçüde kisitlanmis, dini haklarindan bazilari serbest birakilmistir. Fakat son zamanlarda dini haklar da tehdit altina sokulmustur. Lozan hükümlerine göre Türkler'e ait olan müftü seçme hakki bile gasp edilmistir. Yunanistan'da Türkler'e uygulanan baskilarin çigirtkanligini hep Yunan basini üstlenmis ve estirilen terör havasiyla Türkler'e ait basin organlari yildirilmaya ve susturulmaya çalismistir.
Yunanistan'da yasayan Türkler Lozan Anlasmasi'ndan beri her zaman birkaç yayin organina sahip olmuslardir. Eski ve yeni harflerle altmistan fazla gazete ve dergi yayinlanmistir. Bunlardan bazilari "Azinlik Partisi", "Bati Trakya", "Alis", "Birlik", "Ögretmen", "Yeni Ziya", "Trakya" ve "Ülkü" 'dür. Bu gün ise Bati Trakya'da Türkler, "Akin", "Gerçek", "Ileri", "Yanki" "Trakya'nin Sesi" gazeteleri; "Yuvamiz", "Safak", "Hakka Davet", "Arkadas" adli çocuk dergileri yayinlanmaktadir. Ayrica göçmen olarak Bati Trakya'nin disinda hayatini sürdüren Bati Trakya Türkleri, Türkiye'de "Bati Trakya'nin Sesi", "Bati Trakya", "Yeni Bati Trakya", Almanya'da "Yeni Adim" adli yayin organlarini çikarmaktadirlar.
Bu faal basin hayatinin yaninda, onunla birlikte yürüyen bir Türk Edebiyati'na da sahip olan Yunanistan Türkleri'nin yazar ve sairleri, azinlik olarak yasamanin acilarini, milli kimliklerini korumanin mücadelesini, Türklük ve Bati Trakyalilik duygularini islemislerdir Yunanistan Türkleri arasinda edebiyatla milli fikirler ve milli varlik mücadelesi bütünlesmistir. Siyasi ve sosyal alanlarda 1995 yilinda sehit edilen Sadik Ahmet'in açtigi bayrak dalgalandirilmaktadir.
Bati Trakya Türkleri, Türkiye Türklügü'nden koparilmadan önce pek çok fikir ve devlet adami, yazar ve sair yetistirmis ve sahip oldugu müsterek sözlü edebiyat zenginligini günümüze kadar devam ettirmistir.
Bugünkü Bati Trakya Türk Edebiyati siir, hikaye, roman, tiyatro ve tercüme alanlarinda devam etmektedir. 20'ye yakin sürekli siir yazan, 30 civarinda da diger edebi türlerle birlikte veya ara sira siire de yer veren sairler bulunmaktadir. 1970'li yillardan sonra yogunlasan göç sebebi ile Türkiye, Almanya ve Avustralya'ya yerlesmis olan pek çok Bati Trakyali sair bu ülkelerde eser vermeye devam etmektedir.
Lozan Anlasmasi'ndan sonraki 70 yillik süre içinde siirleri ve yazilari ile Türkiye'de taninan Ali Riza Saraçoglu, Hüseyin Mazlum ve Hüseyin Alibabaoglu siirlerini kitaplastirmislardir. Bu üç saire ait 11 kitap bulunmaktadir. Bunlardan 9'u Gümülcine'de ikisi de Istanbul'da basilmistir. Türkiye'de Türk Dili ve Edebiyati ögrenimi gördükten sonra bazi özel okullarda ögretmenlik yapan ve Bati Trakya Türk kültürü ve edebiyati ile ilgili çalismalari bulunan Resit Salim'in siirleri "Safak" ve "Ileri" gibi yayin organlarinda yayinlanmis, Türkiye'de "Güneysu" dergisinin 1991'de düzenledigi bir yarismada jüri özel ödülü almis ve Kültür Bakanligi'nin yayinladigi "Yunus Emre'ye Siirler" adli antolojiye alinmistir. Salim, siirlerinde Rumelilik, Bati Trakyalilik, Türk Tarihi, Osmanli dönemi ve Türk Dünyasi gibi konulari islemektedir.
Bati Trakyali yazar ve sairler nadiren bölge agzina yer verseler de büyük çogunlugu Türkiye Türkçesi'ne ve Türkiye Türkçesi imla özel1iklerine bagli kalarak eser vermektedirler. Bu çizgide eser veren bir kisim sairlerin Osmanli Türkçesi veya Öztürkçe olarak adlandirilan yeni kelimeleri kullanmaya çalistiklari görülmektedir. Bati Trakya Türk sairleri, hece ve aruz veznini de zaman zaman kullanmakla birlikte, genellikle serbest vezinle milli-dini, toplumcu ve serbest çizgide içe kapanik, sevgi konulu eserler vermektedirler. Bu içe kapanikligin tabii bir sonucu olarak mahlas veya rumuz kullanma aliskanligi oldukça yaygindir. Bir kaç istisna disinda genellikle baski sebebiyle 40 kadar sair ya Naim Filiz gibi yarim adla ya Ögretmen, Dumanlidag, Gerçekçi gibi takma adlarla veya A.A., E.E., Gücem gibi kisaltmalarla, hatta üç yildizli (***) sembollerle siir yazmak zorunda kalmislardir.
Türklük suuru, Atatürk sevgisi, dini temalar, esaret duygusu, toplumculuk, çocuk, mahalli özellikler belli basli siir temalaridir.
Bati Trakya Türk siirinde 1960 sonrasinda üç ana egilim görülmektedir:
I) Milli-Dini-Geleneksel Çizgi: Asim Haliloglu, Ali Riza Saraçoglu, Hüseyin Mazlum ve Salih Halil bu çizgiyi sürdürmüslerdir.
II) Toplumcu Çizgi: Mehmet Çolak, Ibrahim Onsunoglu ve Refika Nazim bu çizgiyi olusturmuslardir.
III) Bagimsiz Çizgi: Mustafa Tahsin, Rahmi Ali, Naim Kazim, Hüseyin Alibabaoglu bu çizgide eser veren sairler olarak degerlendirilmislerdir.
Hüseyin Alibabaoglu, Kadir Ali ve Mücahit Mümin'in siirlerinde ise ironizm ve içe dönüklük hakimdir.
Bati Trakya Türkleri, Türk-Yunan dostluguna katkida bulunmak amaciyla Yunanca'dan bazi eserleri Türkçe'ye çevirmislerdir, hatta bazen mitolojik devir kahramanlarini eserlerinde bir motif olarak kullanmislardir. Ancak hiç bir zaman Yunanca eser vermemislerdir.
Mehmet Hilmi, Mehmet Arif (Kemal Sevket Batibey) Bati Trakya Türklügünün meselelerini isleyen hikayeler yazmislardir. Bu günkü hikayeciler arasinda Rahmi Ali ön plana çikmistir. Roman alaninda Mehmet Arif (Kemal Sevket Batibey) "Ve Bulgarlar Geldi", "Üzeyir Aga" adli eserlerini, Rahmi Ali de "Girdaptakiler" romanini yazmistir. Tiyatro türünde "Sevda Pesinde" ve "Zamane çocugu" anilabilir. Bati Trakya'da çocuklar için verilen eserler de oldukça canli ve basarilidir.
Bati Trakya Türkleri Edebiyati, özellikle son yillarda Türkiye'de, Türk Dünyasi'nda ve dünyanin diger ülkelerinde taninmaya basladi. Bati Trakya Türkleri edebiyatindan bazi örnekler, Türkiye disinda Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Türkmenistan, Makedonya, Ingiltere, Avustralya, Almanya, Bulgaristan gibi ülkelerde yayinlanmistir.